En güzel kısa Ramazan Bayram mesajları 2018 - (Ramazan Bayramı Mesajları, bayram SMS'leri) 15.06.2018 - 13:35 | Son Güncelleme: 27.05.2019 - 17:26 Türkiye Gazetesi
Mezuniyet balonuz bir teknede gerçekleşecekse marin temalı bir kombin ile konsepte ayak uydurabilirsiniz. Ceketinizi gömlek, kısa paça pantolon ve makosen ayakkabılarla tamamlayabilirsiniz. Eğer bu kombinin spor kaçacağını düşünüyorsanız onu şıklaştırmak yine sizin elinizde.
Aralık 20, 2018 12:22. En kısa gece ise 14 saat ile Güney'deki Hatay'da olacak. En uzun gecenin yaşandığı gün, gündönümü olarak adlandırılır. Gündönümü, güneşin dünyaya
En Kısa Gecenin Rüyası. Aşk bazen bir masal, bazen bir yanılsama. Tarihler: 01 Mart 2016 Salı ~ 01 Mart 2016 Salı 01 Mart 2016 20:30 Yer: ENKA İbrahim Betil Oditoryumu Ücret: – Tam 45.00 [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz.
MertFırat, En Kısa Gecenin Rüyası oyununun çağımıza yansımasıyla ilgili: “Şu anda yaşadığımız çağda da erk, nereye isterse oraya konumluyor ya. Diyor ki: ‘Şimdi suçtu, artık değil. Daha önce suç değildi, şimdi suç. Ben nasıl istersem öyle olur. Daha önce beyefendiydi, şimdi eşek.
1olx7K. Deneyiminizi arttırmak için sitemizde çerezleri kullanıyoruz. Devam ederek Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmektesiniz. Detaylı bilgi için Moda SahnesiKomedi 2 Perde / 145 dak SİZ DE ALKIŞLAYIN Bu oyun tiyatronun talebi ile puanlamaya kapatılmıştır. Oyun ÖzetiAntik Yunanistan’da bir düğün öncesinde geçen oyun, ilk başta bir aşk hikayesi olarak algılansa da aşık olanların yaşadıkları acıyı ve mizahi durumları ortaya koyuyor. Seanslar Bu oyun sona ermiştir.
Moda Sahnesi’nde Yeni Sezon 1 Ekim’de “En Kısa Gecenin Rüyası” ile Baslıyor! Aug 26 Moda Sahnesi Yeni Sezona Yeni Oyunla Başlıyor! Moda Sahnesi’nin yeni sezonda prömiyer yapacağı ilk oyunu “En Kısa Gecenin Rüyası A Midsummer Night’s Dream” Shakespeare’in yazdığı, Emine Ayhan-Aysun Şişik’in çevirdiği, Kemal Aydoğan’ın yönettiği, sahne tasarımını Bengi Günay’ın yaptığı oyunun, ışık tasarımı İrfan Varlı’ya, müzikleri Can Güngör’e, koreografisi de Yeşim Coşkun’a ait. Oyunda Timur Acar, Mert Fırat, Onur Ünsal, Murat Tüzün, Didem Balçın, Melis Birkan, Volkan Yosunlu, Ezgi Coşkun, Hasan Demirtaş, Mert Şişmanlar, Alper Baytekin, Caner Erdem, Beyza Şekerci rol alıyorlar. Moda Sahnesi’nin geçen sezondan devam edecek oyunları Bira Fabrikası, Hamlet, Parkta Güzel Bir Gün, Roberto Zucco, Bütün Çılgınlar Sever Beni, Köpek Kadın Erkek ve Ekim oyun programının tamamı ise şöyle; En Kısa Gecenin Rüyası 1, 2, 3, 7, 8, 9, 10 Ekim Saat 4 ve 11 Ekim Saat Not İlk iki hafta biletleri indirimli olup 25 TL’dir. Biletler 31 Ağustos’ta satışa çıkacak. Bira Fabrikası Yazan Koffi Kwahule Çeviren Ezgi Coşkun Yöneten Kemal Aydoğan Sahne Tasarımını Bengi Günay Işık tasarımı İrfan Varlı Müzik dandadadan Oyuncular Necip Memili, Melis Birkan, Onur Ünsal, Gürsu Gür 15, 16, 17 Ekim 18 Ekim Not 15 Ekim seansı indirimli olup 30 Tam Bilet 40,– TL Öğrenci Bileti 30,– TL Köpek, Kadın, Erkek Yazan Sibylle Berg Çeviren Sibel Arslan Yeşilay Yöneten Kemal Aydoğan Sahne Tasarımı Bengi Günay Işık Tasarımı İrfan Varlı Oyuncular Caner Cindoruk, Barış Yıldız ve Zamire Zeynep Kasapoğlu 21, 22 Ekim İndirimli Seans 30,– TL Parkta Güzel Bir Gün Yazan Kieran Lynn Çeviren Yeşim Gökçe Yöneten Kemal Aydoğan Sahne Tasarımı Bengi Günay Işık Tasarımı İrfan Varlı Oyuncular Mert Fırat, Didem Balçın, Volkan Yosunlu 25 Ekim İndirimli Seans 30,– TL Roberto Zucco Yazan Bernard Marie Koltes Çeviren Ezgi Coşkun Yöneten Kemal Aydoğan Sahne Tasarımı Bengi Günay Işık Tasarımı İrfan Varlı Oyuncular İnan Ulaş Torun, Hülya Gülşen, Murat Tüzün, Ezgi Coşkun, Deniz Elmas, Çağlar Yalçınkaya, Hasan Demirtaş 28, 29 Ekim İndirimli seanslar 30,– TL Hamlet Yazan W. Shakespeare Yöneten Kemal Aydoğan Sahne Tasarımı Bengi Günay Işık Tasarımı İrfan Varlı Oyuncular Onur Ünsal, Murat Tüzün, Timur Acar, Esra Kızıldoğan, İnan Ulaş Torun, Çağlar Yalçınkaya, Kübra Kip, Hasan Demirtaş ve Alper Baytekin 1 Kasım İndirimli Seans 30,– TL’dir. Bütün Çılgınlar Sever Beni Yazan Stefan Tsanev Çeviren Hüseyin Mevsim Yöneten Kemal Aydoğan Sahne Tasarımı Bengi Günay Işık Tasarımı İrfan Varlı Oyuncular Mert Fırat, Volkan Yosunlu, Öznur Serçeler 23, 24 Ekim ve 24 Ekim 24 Ekim seansı indirimli olup 30,– TL’dir Tam 40,– TL Öğrenci 30,– TL Yamuk Yemek Çocuk Oyunu Yamuk Yemek, çocuklar için yemek yemenin sadece bir ihtiyaç olmanın ötesinde keyifli ve eğlenceli bir oyun, bir eylem olabileceğini gösteren müzikli bir hareket tiyatrosu oyunudur. Oynayanlar Deniz Elmas, Alper Baytekin 4, 11, 18, 25 Ekim Bilet Fiyatı 15,– TL Tüm Oyunlara Online Bilet Almak İçin Tıklayınız Moda Sahnesi İletişim modasahnesi Moda Sahnesi Facebook Adres Caferağa Mah. General Asım Gündüz Cad. Bahariye Cad. Halil Etham Sk. No 34/27 Kadıköy / İstanbul Gişe Telefon 0 216 / 330 58 00 E-mail bilgi
moda sahnesi'nin provalarına başlanılan yeni oyunu. mert fırat'tan onur ünsal'a muhteşem bir kadrosu var. sürprizi de oyunun müziklerini can güngör'ün yapacak olması. ekim'de 1 ekimde prömiyer yapacak olan moda sahnesi'nin yeni oyunudur bkz a midsummer night's dream. prova notları da yayınlanmaya başlamış. tam kadrosu şöyle olan yeni sezon moda sahnesi william shakespeareçevirenler emine ayhan-aysun şişikyöneten kemal aydoğansahne tasarımı bengi günayışık tasarımı irfan varlımüzik can güngörkoreograf/kondisyoner yeşim coşkunasistanlar ferhat asniya - ahsen özercantheseus-oberon timur acarhippolyta-titania didem balçınlysander onur ünsaldemetrius mert fırathermia beyza şekercihelena melis birkanegeus-peter quince murat tüzünphilostrate-puck volkan yosunluperi ezgi coşkunnick bottom caner erdemfrancis flute mert şişmanlartom snout hasan demirtaşsnug alper baytekinrobin starveling çağlar yalçınkaya ilk oyunu yarın başlayacak ve ilk iki haftasının biletleri şimdiden tükenmiş bile. ilk iki hafta indirim uygulamışlar bir de. kaçırdık artık, kısfmetse kasıma ^^ ilk haftasındaki tüm biletlerin tükenmiş olduğu oyun. iade biletlerden nasiplenerek izleyebildim ve çok keyifli birkaç saat geçirdim. sağlam bir kadronun bu sağlam oyununu gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim. tek kelimeyle şahane bir oyun diyebiliriz. seyirciyi hiç sıkmayan, kopmasına müsaade etmeyen bir oyun izlemek istiyorum diyorsanız muhakkak gitmelisiniz derim. oyuncuların hepsi şahaneydi. duvar bile şahaneydi diyeyim de gittikten sonra siz anlayın. paranızın hakkını veren bir oyun izleyeceğinize garanti ederim. telefonda yer bulamadığım fakat oyuna yarım saat kala kapıda şansımı deneyerek yer bulduğum oyundur. tekseniz bilet bulma olasılığınız yüksek. bkz ben tekim ve spoiler dışı hazır okuyorken söyleyeyim ki kesin gidin, çok kaliteli ve eğlenceli bir yorum olmuş. ki bunca yılın hıncalıyım oyunlara iyi dedigimi sık spoilerla karışık öznel yorumlamalar -uzun zamandır izlediğim en eğlenceli shakespeare yorumuydu bu oyun. özellikle tercümeye bayıldım, sonunda oh ya zorlama olmayan shakespeare izleyebiliyoruz. 4lü sahnelerde birebir çevrilmemiş ama shakespeare dili sezdiğim anlar benim için çok keyifliydi. oyun atölyesi ve daha önce kısmen moda sahnesi’nde de yapılan zorlama line’lar bu oyunda hiç yok. çok yavan duracak tiratlardan zaten kaçmışlar, hiç almamışlar. bir yaz gecesi rüyası ve kişisel rambling bir yaz gecesi rüyası’nı bir kez ingiltere’de olmak üzere tiyatroda iki kez izleme fırsatı buldum ve ikisinde de gözlerim kapanma raddesine gelmişti, özellikle çiftler barıştıktan sonraki gösteri kısmı zorlamıştı. filmi kısmen izlenebilir, oyunun texti ise diğer shakespearelere olanla daha rahat okunabilir çiftli diyaloglar bol olduğu için. ya da başta kim kimdir nedir çözemediğim için anca bu sefer ilişkileri çözdüm, sıkıntı bende mi acaba, lan? bu oyuna ise yorgunluktan gözlerim kapanarak girdim ve gayet açık zevkten dört köşe çıktım. marjinal biziz ya sürekli “in your face” oyunlara gidiyoruz, böyle oyunlara gidince oyundan mutlu çıkılabileceğini hatırlıyorum. en son böyle hissettiğimde the light princess’den çıkmıştım. atom fiziğine de profesörlüğe de lanet olsun hayatımda ne yapıyorum ulan ben, neden beni böyle mutlu eden bir şeyin dışındayım diye de kendimi tokatlamıştım akşamında. oyunla ilgili gördüğüm tek sıkıntı, başlarda didem balcın dışındaki tüm kadın karakterler ağız açmadan konuşma çabalarıydı. özellikle beyza şekerci’nin ilk line’ları bzbzbzbzzz şeklinde kaynadı. fakat bu sıkıntı sonraki act’lerde yoktu, belki başta heyecandan böyle bir durum olmuştur. bengi günay ise yolda görsem tanımayacağım fakat alıp içime sokmak istediğim bir kadın. minimum dekorla, gerçekten girip rüyalar görmek istediğim bir dünya yaratmış bize. tepedeki don-sütyeni çok sonra gördüm ama tam da bu rüyalara yakışır olmuş. kenarda yattıklarında/oturduklarında oyuncuları e sırasından göremiyordum, bu da burada bir not olarak kalsın. helena benim aklımda biraz daha gıcık bir karakter olarak kalmış, fakat melis birkan’ın yorumuyla gayet görüp anlayabildiğim empati kurabildiğim bir karakter olmuş. bu kadını her oyunda daha da çok beğeniyorum gerçekten. az sayıda peri kullanımı da sıkıcılığı azaltan, fakat şarkıları da azaltan bir durum yaratmış. kadın perideki titreme olayını pek anlayamasam da, çok da rahatsız etmedi. volkan yosunlar ise tam şeytan tüylü bir piç. onur ünsal da iyice bir yanmış kaslanmış, her oyunda daha da güzelleşiyor. kendisi hakkında o kadar çok güzel şey yazdım ki geçmişte, artık oyunu hakkında bir şey yazmayacak kaşına gözüne yorum yazacak şımarıklık seviyesine ulaştım. hani artık benim haddim değil, adamım zaten hep iyi oynuyor. son olarak köylüler ise yorum gibi yorum olmuş. başta önyargıyla izledim çok teatral buldum, hippolyte’in göz devirdiği sahneler gibi. ama yok cidden hoş ve yaratıcı bir craftsman topluluğu olmuş. bu oyunda en sevmediğim bölüm en sondaki sonsuzluğa uzayan craftsman temsili didem balçın’ın mimiklerini izlemek bu sırada keyif verici oldu ama sondaki dans sahnesiyle güzel bir şekilde uyandırarak bitirdiler. çiftlerin surat ifadelerini göremedim, bu da şanssız tarafı oldu. son olarak demiştim ama asıl son olarak çiftli dans sahnesinden bahsetmek lazım. ne kadar da estetik duruyor, son darbeyi vurdu resmen. çok çok hoşuma gitti, bayıldım. yazı sonuna doğru ömür gedik’e bağladım, artık bitirmenin zamanı geldi. twitter’da da biri benzerini söylemiş, okurken bitmesini istemediğim bir kitap gibiydi. en son tutunamayanlar böyle aydoğan’a da ayrı bayılıyorum, oyun sonu koşup sarılmak istiyorum ama anca teşekkür edip uzaklaşıyorum. teşekkürler moda sahnesi, ne güzel insanlarsınız spoilerla karışık öznel yorumlamalar - ayaklarımız, salondan çıkarken geri geri tüm oyuncular sahnesindeki son dönem oyunlarının %80'ini izlemiş biri olarak, bu oyun hakkında "rüya gibi" demeyi kendime borç oyuncularca dile getirilişi, sisli bir ormanda akan pürüzsüz bir dere gibi şiirsel ve büyüleyici..daha ağır, anlaşılmaz olmasını beklerken, kalbe ve zihne bu kadar rahat dokunabildiklerine hala inanmakta kelimeyi bile havada bırakmadan, her duyguyu kıvamında ve doygunca veren bir iş olmuş..hakikatten tebrik etmek lazım. kasım ayına biletim var, küçük bir kârla okuturum, yeşillendirin yok be yau, gidicem inşallah. kombine beleşe gidiyor ya sürekli, bi deneme yapayım dedim, zevzeklik ettim. ama tiyatro seyircisi bambaşkaymış. futbol seyircisi defol git lan tiyatro başlığından. sonra edit çok güzel oyun, kaçırmayın, gerçekten çok güzel. muthis oyunculuklarla bezenmis, son derece eglenceli, iki saatin su gibi gectigi oyun! elinize, emeginize saglik! ekşi sözlük kullanıcılarıyla mesajlaşmak ve yazdıkları entry'leri takip etmek için giriş yapmalısın.
En Kısa Gecenin Rüyası Geçen hafta cumartesi Moda Sahnesinde En Kısa Gecenin Rüyası adlı oyunu izledim. Bu oyun, Shakespear'in Bir Yaz Gecesi Rüyası oyunu. Sahne, salonun tam ortasında seyirci koltukları ise karşılıklı sıralanmıştı. Sahnenin ortada olması çok iyi olmuş, arka sırada da olsanız oyunu çok rahat izleyebiliyorsunuz bence Moda Sahnesi, bu sistemi diğer oyunlarından da yapmalı. Neyse biz dönelim oyunumuza. Dekor son derece sade demiştim. Oyunun hangi mekanda olduğunu ışıklarla anlıyorsunuz. Duvara ve tavana yerleştirilen ışıklarla oyunun büyük bir bölümünün ormanda geçtiğini anlıyorsunuz. Tavana yerleştirilen iç çamaşırlar ise aşka bir gönderme midir, yoksa espiri olsun diye mi yerleştirilmiştir? diye düşünmeden edemedim ve ben çiçekli-desenli o sutyen ve külotları, espiri olarak algıladım. Gerçekten komikti. Sahne ortada ama oyuncular salonun neredeyse her yerini kullanıyorlar. Hatta korktuklarında seyirciye sığınıp ellerini tutabiliyorlar seyircinin varlığını, oyuna dahil eden oyunlar seviyorum. Oyunun yazarı William Shakespear, çevirenleri Emine Ayhan ve Aysun Şişik, yönetmeni Kemal Aydoğan, Sahne Tasarımı Bengi Günay, ışık tasarımı İrfan Varlı ve müzik Can Güngör'e ait. Oyuncu kadrosu ise oldukça kalabalık. Hepsini tek tek tebrik etmek istiyorum. Rolün en büyüğünden en küçüğüne kadar süper bir oyunculuk sergilediler aslanı canlandıran köylünün gözleri bozulabilir benden söylemesi. Oyunda üç gruptan bahsedebiliriz, bunlar Aristokrat sınıfı ki oyun, bu sınıftan insanlar arasında geçen aşkları konu ediniyor, köylüler aristokrat sınıfa yapacakları tiyatro oyunu için hazırlanan kimi masum kimi de kurnaz kişilerden oluşuyor ve periler hazırladıkları iksirlerle, aşkların ve aşıkların karmakarışık ilişkiler yaşamasına neden olan varlıklar. onlar sayesinde oyun hem eğlenceli hem de sürükleyici oluyor. Köylülerde en çok dikkat çeken şey ise kullandıkları şiveler. Bence çok iyi düşünülmüş, oyunu daha eğlenceli hale getirmiş. Köylülerden bazıları Trakya ağzıyla, bazıları Güneydoğu ağzıyla konuşuyor. En son sergiledikleri Bergama halk dansı oyunun finalini oluşturuyor. Oyun Shakespeare'e ait ama uygulama Türkiye versiyonu olmuş. Çok da güzel olmuş. Emeği geçen herkese bir kez daha teşekkür ediyorum. Oyun yaklaşık iki buçuk saat sürüyor ama bu iki buçuk saat su gibi akıyor. Mutlaka izlenmeli, diyorum ve günümüz sözüyle şiddetle tavsiye ediyorum. Sevgiler...
Bir Shakespeare oyununda metne nasıl sadık kalınır? Çeviri dünyasında yıllardır söylene söylene harcıâlemleşmiş olan şu meşum cümleden bahsetmiyorum. Shakespeare tüm dünyada en özgün yazar diye üzerinde fikir birliği olabilecek belki de tek yazar olmasına karşın, konularını veya daha doğru bir tabirle olay örgülerini bugün kaynaklarını bile bildiğimiz başka yazarlardan almış; oyunlarının çoğunda başka “yazar”larla işbirliği yapmıştır. Ama yine de özgündür Shakespeare. Şimdi, böyle bir yazarı nasıl aşarsın ya da tatbik edersin? Hele bir de işin içine Can Yücel girmişse. Moda Sahnesi’ndeki “En Kısa Gecenin Rüyası”nı bir izleyin, ondan sonra karar verirsiniz. Türkiye’de en çok sahnelenen Shakespeare oyunlarından biri olan, eski adıyla “Bahar Noktası” Can Yücel’in gönlü rahmet istedi zahir! tam da denenmişlerin çokluğundan ötürü sıkıntılı bir alan teşkil ediyor. Ama yeni tercümesinden sahnelenişine, oyuncuların dinamizminden inisiyatifine kadar çok iyi bir iş çıkmış. Bir defa, oyun daha ilk sahnede iki talibimiz, Lysander Onur Ünsal ile Demetrius’u Mert Fırat kralın karşısına şu iç gıdıklayıcı ekose ceketlerle çıkararak bizi kendine çekmeyi başarıyor. Nasıl bizde makro siyaset düzeyinde ekose ceketi giymeden ve bıyık bırakmadan! iktidar koltuğuna oturulmuyorsa, Hermia’yı Beyza Şekerci fethedip erkek egemen koltuğa oturmadan önce de ekose ceketi sırtına geçirmek zorundasın! Oyun bu şekilde incelikle serpiştirilmiş güldürü öğelerine sahip. Elbette Shakespeare oyunlarının evrenselliği herkesin komedi anlayışına hitap eden bir şeyler veriyor olması. “Hazır olun, güldürüyorum” dediği yerler de var, hatta bunlar çoğunlukta. Nihayetinde, bu oyunların salt aristokrat kesime hitaben yazılmadığını, pekâlâ popüler kültürün parçası olarak yerini aldığını unutmamak gerekiyor. Teşbihte hata olmaz, bizde televizyon ve diziler neyse, tiyatro da 500 yıl önce az çok oydu – zaten bu yüzden asırlarca gerideyiz. “En Kısa Gecenin Rüyası” sadakatle inisiyatifin dengesini iyi tutturmuş. Bir defa, reji seyirciyi bir kısmını Shakespeare dönemindeki gibi sahneye oturtmanın daha demokratik bir yolunu bulmuş ve sahneyi seyircilerin arasına oturtmuş! Klasik bariyerli sahne bu tür oyunların dinamizmini nadiren yakalıyor. Hele ki Türkiye’de tiyatroyla arasında zaten bir “destur” olan seyircinin iyice önünü iliklemesine sebep oluyor. Bu açıdan doğru bir tercih ve kurgu olmuş. İnisiyatif kısmında Can Yücel bariyerinin nasıl aşılacağı en büyük merakımdı. Nihayetinde üstat “Bahar Noktası” ile öyle bir iş çıkarmıştı ki, kim ne ekleyip güldürecekti? Dahası Türkiye’de gelmiş geçmiş en çok güldüren oyuncunun yüz hareketleriyle güldürmüş ve hâlâ güldürüyor olması istemeden de olsa dizi/tv yozlaşmasının önünü açtı. Yüzünü eğri büğrü şekillere soktuğunda güldürdüğünü zanneden bir yığın insan türedi ve ne yazık ki böyle güldüreyim derken gülünç duruma düşme şekli tiyatroya da sirayet etti. “En Kısa Gece”de oyuncuların bundan tamamen vareste olduğunu söylemek zor, ama asgariye indiğini söylemek mümkün. Seyirciyle en çok bağ yakalayan “Eşek” Bottom Caner Erdem karakteri, en basmakalıp yöntemi denemiş ama başarmış Şive yapmak. Demek ki bazen çok zorlamamak lazım! Dahası incelikli birkaç müdahaleyle, esnafın işleri gövdeden ayrık kalmamış ve ana oyuna bağlanmış. Son olarak, kadın-erkek meselesine dair birkaç söz Birbirimizi kandırmayalım, oyun son kertede erkek egemen bir oyun; ama “En Kısa Gecenin Rüyası” gerek Helena’nın Melis Birkan taliplerini ormandayken kadının tepeden baktığı bir açıda dizlerinin üstünde savaştırır gibi yaptırarak, gerek son sahnede kadınların vakarı yanında erkekleri kepaze ederek “erkeğin yittiği yerde” dedirtiyor. “En Kısa Gecenin Rüyası”na benim kadar geç kalanlar için neyse ki bu sezon üç oyun daha var, Kadıköy Moda Sahnesi’nde. FBA/HK Künye Yazan William ShakespeareÇevirenler Emine Ayhan-Aysun ŞişikYöneten Kemal AydoğanSahne Tasarımı Bengi GünayIşık Tasarımı İrfan VarlıMüzik Can GüngörKoreograf/Kondisyoner Yeşim CoşkunAfiş Tasarımı Ethem Onur Bilgiç Yönetmen Asistanları Ferhat Asniya-Ahsen ÖzercanOyuncularTheseus-Oberon Timur AcarHippolyta-Titania Didem BalçınLysander Onur ÜnsalDemetrius Mert FıratHermia Beyza ŞekerciHelena Melis BirkanEgeus-Peter Quince Murat TüzünPhilostrate-Puck Volkan YosunluPeri Ezgi CoşkunNick Bottom Caner ErdemFrancis Flute Mert ŞişmanlarTom Snout Hasan DemirtaşSnug Alper BaytekinRobin Starveling Çağlar Yalçınkaya
en kısa gecenin rüyası 2018