360derece sanal tur, akla gelebilecek tüm iç ve dış mekanların İnternet ortamında ve bilgisayar, akıllı telefon gibi cihazlarda izlenmesini sağlar. Sanal tur ile çekilen mekanlarda dokunmatik ekranlardan ya da klavye tuşları ile yön vererek gezintiler yapılabilir.
GizaPiramitlerinde 360 Derece Sanal Tur - Galaksi Arşivi. Bilinmeyen Kültürler.
ortamda sanal tur yöntemi kullanılarak tanıtılmaktadır (Ekici ve Güven, 2017: 406-408). Mardin ilinde Mardin Büyükşehir Belediyesi tarafından kente gelen turistlere bilgi vermek ve
AnıtkabirSanal Turu - Ankara. To view virtual tour properly, Flash Player 9.0.28 or later version is needed.
Nil nehrindeki yedi gün ve altı geceden sonra, Luksor’dan uçakla tekrar Kahire’ye geçiyoruz. Muhteşem, güzel, dolu dolu bir gemi ve tapınaklardan oluşan Nil nehrindeki gezginliğimizi tamamladıktan sonra, gezimize Kahire’de devam edeceğiz. Mısır uygarlığının temelinde Nil nehrinin bereketi vardır.
aDTc. mısır piramitleri bizlere geleceğe dair çok kritik bir tarihi işaret eden galaktik bir saat mi? peki piramitler gibi muhteşem kusursuzluğa sahip yapıların o çağın mısır'ında insanlar tarafından yapılabilmesi mümkün mü? marjinal araştırmacılar, ilk soruya "evet" ikinci soruyaysa "hayır" diyorlar. önce piramitlerin neden o çağın mısır'ında insanlar tarafından yapılmasının mümkün olmadığına bakalım sonra ilk iddiamıza geçelim. yazı biraz uzun olacak ama okunduğuna değecek olduğunu bizzat temin ederim. büyük piramit'i inşa etmek hayret verici bir başarıdır. peki kimin başarısı ? 1- inşaatçılar zemini düzleştirmiş ve garip şekilli kıvrımlar açmak için 600 hektar ana kayayı kesmişlerdir. her biri bir araba kadar ağırdır. 130 granit bloğu, 800 kilometreden fazla taşımışlardır. her blok 12 ila 70 ton arasında ağırlığa sahiptir. 2- büyük piramit'in içinde üç oda bulunur. inşaatçılar, hayret verici bir hassasiyetle sert kayalarda geçit açmışlardır. en alttaki odaya ulaşmak için 91 metre uzunluğunda ve 1 metre eninde tüm inşaat süresince hassas aletlere ihtiyaç duyarsınız. tüneli tamamen aynı açıda tutmak özel aletleri inşaatçılar 2 milyondan fazla taş parçasıyla çalışmışlardır. hepsi farklı şekillerde ve boyutlardadır. bu, kusursuz bir yapıyı daha da zorlar. buna rağmen, en üstteki oda tamamen yatay ve dikey. inşaatçılar bunu 1/50 inçle yapmışlardır. bu, modern yapı mühendisliğindeki son büyük piramit'in konumu kesinlikle kusursuzdur. dereceyle kuzeyi gösterir. 5- büyük piramit'in aslında sekiz tarafı vardır. sekiz taraflı bir piramit inşa etmek dört taraflı bir piramit inşa etmekten çok daha karmaşıktır. inşa sırasında 4 taraflı piramitte sekiz tarafla uğraşmışlar. santimetrik ve hatta milimetrik kesinlikte. bugün böyle bir yapı inşa etmek istesek tüm modern ekipman ve yapım tekniklerini kullansak bile başımız yine de belaya inşaat inanılmaz bir hızla tamamlandı. mısır bilimciler piramidin 20 yılda inşa edildiğini düşünüyorlar. piramitte, 2 milyondan fazla taş bloğu vardır. eğer yılda 365 gün, 12 saatlik vardiyalarla çalışsalar her bir bloğu kazıp, kaldırıp, yerine yerleştirmeleri 2 buçuk dakika sürmeliydi ! eski mısırlıların tekerleri, demir ya da çelikleri yoktu yani dünyanın yedinci harikası, bakır keski, taş tokmak ve kenevir halatlarla yapılmıştır. yani, 4700 yıl önce ! dünyanın geri kalanı hayvan derilerini merak ederken eski mısırlılar, taşları düzleştirdiler. altı futbol stadyumu büyüklüğündeki bir alanı kapladılar. 2 milyon taş bloğunu 42 katlı bir bina kadar biriktirdiler, 91 metrelik dar bir tüneli tamamıyla taşı delerek açtılar. taşın içinden odalara eksiksiz bir hassasiyetle geçit yaptılar. onu manyetik kuzeye göre kusursuz şekilde ayarladılar. ve tüm bu işi sadece 20 yılda ve sadece taş ve bakır aletlerle yaptılar. bu piramidin, böyle sınırlı aletlerle bu kadar kısa zamanda inşası çok şaşırtıcı ! büyük piramit, firavun keops'un mezarı olarak kabul edilir. onunla ilgili tarihsel bilgilerimiz çok az olsa bile. tüm mısır firavunları gibi. onun hakkında da düzgün tarihi kayıtlar yok. kayalara oyulmuş papirüsün içinde kanıtlar vardır. ama kimse ne anlama geldiği konusunda hemfikir değildir. mısır bilimciler arasında da görüş birliği yoktur. arazilerdeki kanıtlara bakarlar. ve bazen bir şeye karar verirler bazense başka. tarihçiler ve mısır bilimciler büyük piramit'in nasıl inşa edildiğini söyleyemiyorsa. belki jeologlara, taşçılara ve mühendislere sormalıyız. teknik bilgiye sahip kişilere. böyle büyük projeleri günümüzde yapanlara...1960'larda, mühendisler, abu simbel tapınağını assuan barajı suları altında kalmasını engellemek için kaldırmışlardır. vinç ve kamyon kullanılmasına rağmen. 2200 bloktan oluşan bu tapınağı yeniden inşa etmek 5 yıl sürmüştür. bazıları 40 ton ağırlığındaydı. bu, büyük bir başarıydı. ama hiçbir şey büyük piramit'i inşa etmekle kıyaslanamaz. fransa'da aşağı yukarı büyük piramit boyunda olan bir kil ocağının doldurması 12 yıl sürmüştür. ve tüm yaptıkları çakıl dökmek olmuştur. bir şey inşa etmek zorunda değillerdi. 12 yıl boyunca her 3 dakikada bir çakıl kamyonu...jean-pierre martin fransa'nın en büyük inşaat projelerinden birinin başında. o, büyük piramit'ten ne anlam çıkarıyor?jean-pierre martin - tanrı'ya, uzaylılara ve hayali çoğu şeye inanabilirsiniz. ya da benim gibi sadece insanlara inanıyorsan kendine sorarsın, nasıl yaptık? hiçbir fikrim yok. ben yapamazdım. bu teotihuacan piramit'inin inşaatı büyük piramit'in yarısı kadar olmasına rağmen, 150 yılda bitmiştir. ama mısır bilimciler, giza piramit'inin sadece 20 yılda inşa edildiğinde ısrarcıdır. bu kadar hızlı inşa edilmesi gerektiğini söylüyorlar. çünkü keops'un mezarı olarak inşa ediliyordu. uzun zaman boyunca, mısır bilimcilerin dışında bazı konuşmalar vardı. mısır piramit'inin başka bir fonksiyonu olduğuna dair konuşmalar. bu düşünülemez. ama büyük piramit'in 20 yılda inşa edilmesini imkansız kabul edersek belki olanaksızı düşünme zamanımız gelmiştir. belki büyük piramit bir mezar değildi. belki başka bir şey için inşa edilmişti. mısır'ın başka yerlerinde de, aynı şekil ve boylarda inşa için kullanılmış bloklar vardır. ama hiç kimse nedenini pochan, kahire matematik profesörü, piramidin tarafından kraliyet hava kuvvetleri sonbahar ekinoksu sırasında çekilmiş bir fotoğrafını buldu. ekinoks sırasında piramit güney tarafı, gölgelerle ikiye ayrılıyordu. bu, yılda sadece iki defa, ekinoks sırasında ve birkaç saniyeliğine olur. diğer zamanlarda, piramidin 4'e değil de 8'e ayrılması çıplak göz için görünmezdir. bunu doğrulamak için ekinoks zamanı piramitte olmanıza gerek yoktur. burada, büyük piramit'in şekli, boyutu ve tam yeri modern bilgisayar programı tarafından örneklendirilmiştir o, bu keşfi doğruluyor. bir yönün diğer yönle doğru açıda kesilmesi bana ve arkeolog jean pierre adam şöyle diyor- dörde bölündüğünü biliyoruz. bu, doğal bir davranış değildir. dörde değil de ikiye bölündüğünü hayal edin. durum buysa, bina yapısı şüpheli olurdu. her yerde çatlaklar olmalıydı. kesinlikle kasıtlı. kesinlikle mimarın seçimiydi. piramidin kuzey tarafında, katlanmamış bazı bloklar var. bu bloklar orijinal yerlerinde durmuyorlar. yani, hiçbir şeyi kanıtlamıyorlar. bu uzmanların hepsi, piramidin yan taraflarının katlanmasının. kazara olamayacağına inanıyorlar. eğer piramidin 4 yerine 8 taraf olması kasıtlıysa. belki de ekinoksu işaret etmek için inşa mısırlıların inşaatta kullandıkları ilkel aletler düşünülünce şaşırtıcı bir başarı. büyük piramitlerin yakınında siyah ana kayalar vardır. bugün, görmezden gelinir ya da turistlerin piknik masası olarak kullanılır. ama şu oyuklara ve kesiklere yakından bakalım bunları modern makinelerle yapılan kesiklerle karşılaştırınca benzerlikler dikkat çekicidir. başka bir mısır bölgesinde açıklanamayan delikler vardır. bunlar, bugün makineyle yaptıklarımızla benzerlik taşımaktadır. bugün kimse böyle bir şeyi elle yılında, bir amerikan tv şovu, o zamanın inşa tekniğini kullanarak büyük piramit'in kopyasını yapmaya çalıştı. profesör joseph davidovits oradaydı. kendilerine modern el aletleri yapmışlardı. her şey birleşik yapılmıştı. 1 santimetrelik birleşimle. taşı bir buçuk metre yükseltmek neredeyse 10 saat sürmüştü. en başta gördükleriminbiraz zaman aldığını ama deneyim kazandıkça daha hızlı çalışacaklarını söylediler. fakat sonuç bir fiyasko oldu. lotus çiçeği vazosubu, kahire müzesindedir. çoğu uzman burada olağanüstü bir şey olmadığında hemfikirlerdir. bir şeyi heykel ya da dini bir totem olarak düşünebilirler. ama bilim adamları bir makinenin parçası olduğunu fark edebilirler. yüksek hassaslıkta makineler yapan bir mühendis. christopher dunn luxor'un büyük heykelleri üzerine çalışmalar yaptı ve şunu söyledi "luxor'un ramses heykelleri tasarım ve uygulamada inanılmazdır". chris dunn, ramses ii heykelinin yüzünü inceledi ve tamamen simetrik olduğunu buldu bir tarafı diğeriyle eşitlemek için malzemeyi uygun şekilde kesmeli ve tasarımda geometriyi uygulamak için gereken bir ölçüm sistemine sahip olmalılardı. böyle bir şey , birinin bir parça granit ile keski alıp, keskiyle yüzü ortaya çıkarıp. "tamam, bu insan yüzüne benziyor" dediği bir tasarım değil. bu, modern aletlerle bile inanılmaz şekilde zor olurdu aletleri kim yönlendiriyordu? çünkü, insan eli o kadar hassas değildir. yani, yardım almaları gerekiyordu. bugün mekanik destek alıyoruz aletlerden karmaşık şekilleri kesmeleri için destek alıyoruz. demek istediğim, bir objenin kusursuzluğu mühendislerin eseri olduğunu gösterir....insanlar mısır'ı ziyaret ettiğinde kabartma, heykel ve hiyeroglifleri keşfedip dikkatlice baktıklarında "vay be, makinelerimiz onlarda olmadan bunları nasıl yapabildiler" derler. ama kullandıkları aletleri biliyoruz. çok yavaş ve çok kesin çalışırken ilkel aletlerini .kullanıyorlardı mesela granit gibi daha sert malzemeler geldiğinde. daha çok taşçı, daha çok yontmacı, daha çok oymacı hünerlerini gösteriyorlardı. bu, insanla tanrı arasındaki ilişkinin bir parçasıydı. zanaatçılar ne kadar dikkatli olurlarsa olsunlar ne kadar yavaş çalışırlarsa çalışsınlar, karmaşık aletler olmadan böyle şaşırtıcı sonuçlar almalarına inanmak dünyadaki eski yapılar içinde düzgün taşların kullanıldığı tek yer değildir. dünyada, bu tekniğin kullanıldığı başka dokuz yer daha vardır. paskalya adası'ndaki bir duvar aynı eski mısır'daki bloklar gibi. pakistan'ın mohenjo daro bölgesindeki antik kentte, paskalya adası'ndaki son derece benzer yazıtlar bulunmuştur. arkeologlar, yapı tekniklerinin aynı olduğunda hemfikirlerdir. paskalya adası heykelleri, peru'da bulabileceğiniz figürlere benzerler. nazca'nın yakınlarında bir piramit keşfedildi. ama finansman eksikliği nedeniyle henüz kazı tamamlanmadı. cusco'da, inkalar tarafından inşa edilmiş dev bir duvar var. mısır'da gördüğümüz düzensiz bloklarla aynı. aynı şeyi sacsayhuaman mevkiinde de görüyoruz. eğer haritada işaretlersek, bu mevki ile cusco ve başka bir kutsal yer, kenko, mükemmel bir üçgen oluşturur. ollantaytambo kenti, peru boyunca böyle antik yerler, olağanüstü yapılarla doludur. bütün bu antik kentlerde, aynı inşa tekniklerini buluyoruz. aynı büyüklükte yapılar ve aynı hassaslıkta pusulayla uyumluluk. kunduz teorisi sorunları çözmüş gibi görünmektedir. fakat burada bu teori çöküyor, dünyadaki bütün kunduzlar aynı barajı inşa ederler evet ama aynı yoğunlukta inşa edilseler bile binlerce kilometre boyunca aynı hizada olamazlar. inkalar'ın mısır'a yakın olduğunu düşünmek zor. buna inanması zor. bu eski insanlar iletişim kursalardı bile bu, aynı çizgideki antik yerleri açıklayamazdı. meksika'da, giza'daki gibi üç ana piramit vardır. bunlar güneş piramit'i, ay piramit'i ve tüylü yılan piramiti'dir. ve tıpkı giza'daki gibi, ana piramit tam olarak hizadadır. şaşırtıcı olan, güneş piramiti'nin. çoğu yapıda görüldüğü gibi, tam olarak ekinoks denen olguyu işaret edecek şekilde inşa arkeolojinin cevaplayamadığı bir sürü soru ve gizemle doludur. ve klasik açıklamalardan uzaklaşanlar, garip görülüp ekarte edilir. ama eğer gizemleri çözmek istiyorsak, açık fikirli olmamız gerekir. herodotus'un yazısı bize büyük piramit'in inşasını anlatır. gerçekte ne kadar az bildiğimizi gösterir. 1859'da ingiliz john taylor, bu boyutu bu boyuta bölününce matematik formülü pi'nin bulunduğunu keşfetti. burada gizli kalmak isteyen mısırlı bir araştırmacı çeşitli soruları cevaplamakla birlikte açıklanamayan gizemlerin çözülmesi yolunda bir takım ipuçları sunar. bu araştırmacıya göre pi, büyük piramit'teki tek önemli sayı değildir. eğer piramidin farklı bölgelerindeki boyutlara bakarsanız her bölge, toplam yüksekliği bulmak için bir "tam sayıyla" çarpılır. dört tarafın yüzeyi, tabanın yüzeyine bölünürse ünlü "altın oran" bulunur. statik ve tasarımın ana ilklerinden biridir. altın oran tekdir. bu denklemler sadece altın oranla işlerler. altın oran, büyük piramit'te tekrar tekrar karşımıza çıkıyor. büyük piramit'in boyutlarından eminsek, 440'a 280 kübittir. kübit, mısırlılar'ın ölçü birimidir geriye çok az eski mısır ölçü aleti kalmıştır. ve onlar da çok değişkendir. bu yüzden, uzmanlar kübitin boyunu, büyük piramit'in boyutlarından çıkarmıştır. 1925 yılında, arkeologlar kübitin 52 cm, 3 mm. ve milimetrenin 6/10'u olduğuna karar verdiler. bu, komik bir şekilde kusursuzdu. yüzme havuzunun içeriğini çentikle ölçmek gibi. ama bu ölçü, tüm uzmanlar için standart olmuştu. keops'da, odaların boyutundan kübitin 52,35 cm. olduğunu söyleyebiliriz. ancak bugün işler değişti. ölçü aleti olarak çok sayıda kübit bulundu. ama değerler 52 ila 53 santimetre arasında değişiyordu. kesirli sayılarda sonucu bulmak için bu değişen değerleri kullanmak kimilerine göre çok risklidir. neden bugünün uzmanları kübitin kusursuz ölçümünü bırakmışlardı? belki piramitlerin bu kadar ilkel zamanlarda, böyle kusursuz inşa edildiğini kabul etmekten rahatsız oldukları içindir. eski inşaatçılar, modern mimarinin geldiği son noktadaki kadar hassas çalışmışlardır. mimari ve mühendislikte kullanılan modern araçlar aletler arkeolojik dönemde yoktu. piramidin inşaatçıları kontrol edecek aletleri olmadan bu kadar hassas çalışmışlardı. luxor'daki mükemmel simetriye sahip heykel gibi. sadece modern metotların ölçebildiği. nasıl olur da eski mısırlılar bunu yapar?çapı 1 olan bir daire çizersek bu dairenin çevresi, pi'ye yani 3,1416'ya eşit olur. bu uzunluğu altıya bölersek, 0,5236'yı elde ederiz. şaşırtıcı bir şekilde kübitin uzunluğuna yakın bir sayı. belki piramit çalışanları kübitlerini böyle seçmişlerdir. bir kare çizerseniz üzerinde farklı yükseklikte piramitler hayal edebilirsiniz. şimdi, kareyle aynı uzunlukta bir daire çizin. o dairenin yarıçapını hesaplayın. bu, büyük piramit'in yüksekliğidir. bu yüzden, büyük piramit hem pi'yi hem de altın sayıyı içerir. piramidin neresine bakarsanız bakın pi'ye ve altın sayıya rastlarsınız. büyük piramit'in zeminindeki düzlük, eğim ve hacim mezar odalarında bulmayı umduğumuz şekil ve hacimle aynıdır. mısırlılar'ın pi'nin değerini bilmeleri olasılık dışı. altın sayı da piramit ve tapınakların özellikleriyle bağlantılı bir birimdir. ama mısır hesaplamalarında hiç görülmez. yani, altın oran'ı bilmeleri çok şaşırtıcı. birçok mısır bilimci, eski mısırlılar'ın matematik bilgilerinin iyi olmadığını söyler. o zaman tüm bu sayı ve oran olayları tesadüftür. veya eski mısırlılar altın sayının farkındaydılar. ama ifşa etmek o kültürde yoktu bunu sır gibi sakladılar. ama bir sır değil. sadece bir sebep. geometri matematiğin hassas bir parçasıdır ve tıpkı matematik gibi, o da bir dildir. altın oran klasik mimarilerde sık sık gibi büyük yapılarda görürüz ve birçok ortaçağ katedralinde. büyük piramit gibi, bu katedral de ekinoksu gösterir. bu daire, ekinoks boyunca, ufukta, güneşin pozisyonunu tam olarak gösterir. ama daha da sıra dışı olan, büyük piramit'in şeklinin strasbourg katedralinin ön yüzünde gizli olmasıdır. strasbourg katedrali katedral yapıldığında büyük piramit kumlarla kaplıydı ama bu tesadüfe şaşırmamak gerek. katedrallerde kullanılan, bu geometrik ve aritmetik özellikler haçlı seferleriyle getirildi. fakat katedral piramitlerden 4000 yıl sonra inşa edilmiştir. bu gizli bilginin nesilden nesile nasıl geçtiğini anlamak zor. günümüzde, louvre'daki cam piramit büyük giza piramit'iyle aynı oranları paylaşır. bu cam piramidin mimarı şunları söyler;"evet, aynı oranlar, aynı yükseklik. artık matematik kullanmıyorum. cam piramidin oranıyla, giza'daki piramidin oranı çok yakındır. birçok şekil, birçok yükseklik denedim ama sonunda mısırlılar'ın altın oranına geri döndüm."büyük piramit'in hala açığa çıkarılacak çok sırrı varpiramidin uzunluğundan yüksekliğini çıkarırsak 314,16 metre buluruz. bu, pi'nin 100 katıdır. her iki taraf metre olarak toplanırsa altın oran'ın karesinin 100 katına eşit olur. eğer büyük piramit 50 cm. büyük ya da küçük olsaydı bunların hiçbiri doğru olmazdı. aynı şey büyük pramidin en üstündeki oda için de geçerlidir. bu uzunluk metreyle pi'nin 10 katıdır. bu kısmı çıkarırsak, altın sayının karesinin 10 katı olur. belki de büyük piramit ile ilgili bilinmeyenlerin cevabı bu sayılarda yatıyordur ama bu şaşırtıcı sayılar sadece metreyle işe yarar metrenin uzunluğu dünya çevresinin kusursuz hesaplamasına dayanır. ve sadece 1793 yılında tanımlanmıştır. tabii ki metre 1793 yılından önce icat edilmemişse. belki metre çok daha önceleri biliniyordu ve yüzyıllar boyunca gizlice sürdürülüyordu. bu, kült bilginin karanlık dünyasına ve gizli birliklere yapılan rahatsız edici ve belirsiz bir yolculuktur. belki çok ileri gitmektir. gizli araştırmacı dünya haritasında antik yerleri gösteriyorpaskalya adasından giza'ya çekilen düz bir çizgi aslında kilometrelik bir dairenin parçasıdır. gerçekte, tabii ki, ışık yıllarıyla yapılan uzak mesafeli bağlantılar yoktur. böyle ilkel zamanlarda, paskalya adasını mısır piramitleriyle bağlayan bir şey olamaz. bu 100 kilometre genişliğindeki daire dünya boyunca bir sürü antik kentten geçer. peru'da, paracas çizimlerinden geçer. bunu nazca izleri, ollantaytambo machu picchu, cusco, sacsayhuaman ve paratoari piramitler'i izler. afrika'da, mali'den ve sirius sistemi hakkındaki bilgileriyle astronomları şaşırtan gizemli dogon topraklarından geçer. cezayir ve boyanmış marslı tanrılar'ıyla tassili n'ajjer'den. mısır'da, siwa vahasından zeus-amon tapınağından ve büyük giza piramit'inden geçer. sonra petra'dan ibrahim'in doğduğu ur'dan, iran'daki persepolis'den pakistan'daki mohenjo daro'dan geçer. nra bunları tanrılar'ın evi olarak bilinen hindistan'daki khajuraho burma'daki pyay, tayland'daki sukhothai kamboçya'daki angkor wat ve preah vihear izler. ve bunlar, dünyanın soyutlanmış, en gizemli yerinde sonlanırlar. bu çizgide hayret verici bir kesinlik var. bu yerlerin çoğu farklı tarihlendirilse de çoğu, en eski kutsal antik kentlerin kalıntısını barındırır. ama bazıları çok geriye gitse de birileri dünyayı çevreleyen bu çizgide önemli kutsal kentler inşa etmiştir. çember, ekvator kadar uzundu ama gizem bununla da bitmiyor. eğer bu çemberi ekvator olarak alınıp ve bu noktadan nazca ve giza'ya oluşturucak üçgen formu tam olarak büyük piramit'in şekliyle örtüşür. giza üçgeni giza ile nazca arasındaki mesafe, teotihuacan ile giza arasındaki mesafeyle eşittir. aynısı, angkor vat ile nazca, ve mohenjo daro ile paskalya adası arasında da geçerlidir. paskalya adası ve giza arasındaki mesafe altın sayının on bin katıdır. angkor vat ila giza arasındaki mesafe altın sayıyla çarpılırsa giza ve nazca arasındaki mesafeye eşit olur. giza ile nazca mesafesi altın sayıyla çarpılırsa nazca ile angkor vat mesafesine eşit olur. şaşırtıcı olsa da, piramitlerin daha önceki keşiflerinde bir bağ var 20. yüzyılda, astronom ve rahip olan moreux büyük piramit'ten geçen meridyenin dünyayı iki eşit parçaya böldüğünü ve giza'yı dünyanın merkezi noktası yaptığını gösterdi. ondan önce 20. yüzyıl'da, agatarhid büyük piramit'in dünyanın coğrafi bir yansıması olduğunu iddia etti. ve büyük piramit'in her iki tarafının uzunluğu ekvator üzerindeki bir noktanın uzaydaki bir saniyelik ortalama mesafesiydi. bu fizikte vardır. dünyanın kendi ekseni etrafındaki dönüşünün hızını verir. büyük piramit'in her yönü, dünyaya bağlı önemli sayılar içerir. ama birçok insan buna inanmakta bekleyen şaşırtıcı gerçekler büyümeye devam ediyorpiramitin içindeki her bir yapı bloğu 40 araba ağırlığında her blok kusursuz bir şekilde yerleştirilmiş. dik ve yatay olarak mükemmeller. inşaatçıların kesin ölçüleri kontrol edecek aletleri olmamasına rağmen. neden mısırlılar yapılarını bu kadar hassas yapmışlardı? ama arkeologların alışılagelmiş inanışlarını bir kenara bırakırsak alternatif açıklamalar bizi gerçeğe yaklaştırabilir. büyük granit blokları 800 km. uzaktan giza'ya getirmelerinin bir nedeni vardı. granitin eşsiz bir özelliği vardır. zaman içinde değişmezler. boyutları aynı kalır. bunun anlamı büyük piramit'in gizemleri çağlar boyunca çember çizelim, piramit temelinin dışında ve içinde olsunlar. içerideki çemberin uzunluğunu dış çemberin uzunluğundan çıkarıldığında garip bir şekilde sayısını yani ışık hızını veriyor. ön yargısız, açık fikirli olarak bakarsanız bu gerçeği kabul edersiniz. büyük piramit'e bakarsanız ve bir fizikçiyseniz ölçersiniz ve bunun gibi birçok şeyi fark edersiniz. yoksa hepsine birer tesadüf mü diyeceğiz. büyük piramit'in gerçekten ekinoksu işaret etmesi, büyük piramit'in ışık hızını içermesi , antik şehirler arasındaki mesafelerde ortaya çıkan ilginç rakamlar, bu yerlerin dünya boyunca çizgisel konumları, piramitin pi'yi ve altın sayıyı içermesinin ve kübit değeri ilişkisi... hepsi birer tesadüf mü diyeceğiz? belki alışılagelmiş tarihin ötesine bakarsak yeni gerçekler keşfedilebilir. eski mısırlıların dünyayı ölçme ihtimalinin varlığından haberdar değillerdi. ilk olarak küre olduğunu bilmeler gerekirdi ki bu hayalin de ötesinde. peki o zaman mısır piramitleri başta olmak üzere antik şehirleri kim ve ne için inşa etti ? dünya dışı varlıklar seçeneği burada oldukça cazip görünüyor. ve büyük piramit ile ilgili keşfedilen her şey oralara belli amaçlar uğruna konulmuş olmalı. büyük giza piramit'inde saklı mesaj, dünyadaki gelecek medeniyetlere yönelikti. bu, şişe içindeki bir mesajdı ve bize gönderilmişti ve bu mesajın anlamını çözmemiz gerek. zaman içinde bizimle konuşmak için böyle inanılmaz yerler bıraktıklarına göre mesaj, çok kritik bilgiler içermektedir. ekinoksu tekrar tekrar tam olarak işaret eden inşaatçılar bize gezegenimizin kritik astronomik döngüsünü işaret etmektedirler. her yıldız her 72 yılda bir, bir derece hareket eder. bir yıldızın gezegen yörüngesindeki tam bir turu yıl sürer. zodyak takım yıldızı evrende dünyanın konumunu belirler. piramitçik tam olarak 12 kübit uzunluğundadır. pi'nin varlığında, bize bir çemberi işaret eder. beraber, 12 dilimli çemberi gösterirler. piramidin dört açısı, zodyak'ın dört sembolüne işaret eder. boğa, aslan, akrep ve kova. antik dünyada akrep, kartalla temsil edilir. ve kova, melekle. bu semboller, bu katedralin ön yüzündeki taşa oyulmuştur. dört yıldız bu dört sembole aittir. eskiden cennetin dört koruyucusu denirdi. aldebaran, boğa takımyıldızındadır. regulus, aslan takımyıldızında, antares, akrep takımyıldızında. ve bugün fomalhaut balık takımyıldızının üstündedir. ama önceden kova takımyıldızındaydı. bu yıldızlar birbirlerine karşı aynı durumda ve ilişkidedirler. zaman içinde, sabit bir referans noktası olarak kullanılabilirler. bu, boğa-akrep ekseni. önceden boğa-kartal ekseni olarak biliniyordu. babillilerde kanatlı bir boğa gibi gösterilmiştir. bu, aslan-melek ekseni sembolü giza platosunda. sfenks aslan gövdeli insan kafası. bir üçgen çizelim, büyük piramit ile aynı şekle sahip. bir taraf sfenks'in başının üstünden geçer. piramidin temelini yana doğru kaydırarak merkeze doğru çeker ve sağ tarafa uzatırsak sfenks'in kafasına isabet eder ve bu şekilde bir daire çizersek bir kez daha sfenks'in kafasına isabet ederiz. ve tam olarak aynı noktada. bu aradığımız cevap olabilir. giza, kadranı 4 yıldız olan bir astronomik saattir. buna ek olarak, akrep ve yelkovan olan sfenks'in bakışları, her yılda bir kendi etrafında döner. ve bize bu büyük döngüdeki dünya konumunu verir. ama döngünün başladığını nereden anlayacağız? sfenks'in göğsünde gizemli bir yumru vardır. araplar "aslan'ın kalbi" derler. "aslan'ın kalbi", aslan takımyıldızındaki en parlak yıldız olan regulus'un diğer adıdır. sfenks'in gözleri ve "aslan'ın kalbi", regulus yıldızıyla aynı hizaya geldiğinde, ekinoksun yeni döngüsü başlar. bu büyük saat, gezegenimizin saati her yılda bir, tam bir döngüsünü bu yıllık döngüye dikkatimizi çekmek neden bu kadar önemliydi? buzul ve sıcaklık döngüsünün yörünge verileriyle senkronize olduğunu biliyoruz. belki ekinoksların döngüsü iklimimizi etkiliyordur. birçok eski metinde, yıkım ve yeniden doğuş döngüleri için kanıtlar var. son büyük iklim felaketi yıl önce olmuştu. gezegendeki iklim önemli ölçüde değişmişti. bu iklim felaketi tüm türleri yok etmişti. giza saati bir şekilde bu felaketten bahsediyor olabilir mi? tüm antik kentleri içine alan çizgi eskiden ekvator ise kuzey kutbu burada olabilir. bu nokta tam olarak dünyanın manyetik kutbunu gösterir ki bu, kuzey kutbumuzdan farklıdır. manyetik kutup, gezegenimizin yüzeyindeki sabit bir noktada değildir. yılda yaklaşık 40 kilometre yer değiştirir. ve bugün, modern teknoloji sayesinde bu titreşimin arttığını biliyoruz. antik kentlerin oluşturduğu çizgi manyetik kutba dikkatimizi çekmek için yerleştirilmiş olabilir mi? belki de bu inanılmaz yapılar bize, korkunç yıkım döngüsünü hatırlatmak için yapılmıştı. medeniyetlerini yok eden bir olaydan sonra binlerce yıl önce yaşayanlar şifreli mesajlar bırakmışlardı. potansiyel tehdit ihtimaline karşı, çok çok uzak geleceğe. bu gerçekten ciddiye almamız gereken, geçmişten gelen bir mesaj. belki zamanımız tükeniyordur. bu garip, eski gizemlerin cevabını kabul etmek zor. birçok bilim adamı ve arkeolog onları bir çırpıda reddetmiştir. ama onları görmezden gelmeye karar verirsek gezegenimiz korkunç bir bedel ödeyebilir. belki de - büyük giza piramit'inin hepimiz için bir mesajı var-kaynak the revelation of the pyramids adlı belgesel. Piramitleri Oluşturan Taşlar Metrelerce Yükseliğe Rampalarla mı Taşındı?
Mısır Piramitleri Binlerce yil önce yapılan piramitlerde bugün bile hala binlerce sır tarihlerde piramitleri yapan insanlar herhalde metre kavramını bütün bunları göz kararıyla yapmalarda bile çok düzenli bir şekilde yapılan gökdelenlerde çok hafif bir sapma söz konusu o zamanlar bunları yapan insanlar ölçüm için ne mi?Arsin birimi mi?Mısır endazesi mi? bu piramitlerdeözellikle Gize bölgesindeki büyük piramidin çeşitli oranlarda ölçümlerine bir hepsi bir rastlantı mi? bu kadar çok rastlantıda insani düşündürüyor! PİRAMİTLER'in sayısı 80'e yakındır. Hepsi Nil’in sol kıyısına kurulmuş ve vadide 40 kilometrelik bir uzunluk içine yayılmışlardır. Bazıları ayrı olmakla birlikte çoğu grup halindedir. Piramitlerin Gizemi Her biri 20 ton olan taşlardan inşa edilmiştir ve bu taşları temin edilebilecek en yakın mesafe yüzlerce kilometre uzaklıktadır. Bu taşların nasıl getirildiği konusunda kesin olmayan farklı varsayımlar bulunmaktadır. Piramit kimin adına yapıldıysa onun bulunduğu odaya yılda sadece 2 kez güneş girmektedir. doğduğu ve tahta çıktığı günler Mumyalarda radyoaktif madde bulunduğundan mumyaları ilk bulan 12 bilim adamı kanserden ölmüştür. John Legon İngiltere Sus Universite´si Arkeoloji Bölümü´nden 1971´de mezun oldu. Piramit Arkeolojisi üzerinde beş yıl çalıştı 1975´de Mısır´a gitti halen Masır Araştırma Derneği´nin üyesi; Legon bu araştırmasında Giza Piramitleri´nin mimarisi ve konumları üzerinde duruyor. Bunu yaparken de Mısır konusunda dünyanın en tanınmış arkeologlarından olan Petrie´nin çalışmalarını ortaya koyuyor. Nil Vadisi´ne yaklaşıldığında karşınıza çıkan kayalık platoda Giza´nın üç piramidi yer alır. Ziyaretçiler için ilk görünüş sürprizdir çünkü ilk bakışta gördüğünüz üç piramitin en büyüğü olarak Büyük Piramit yani Keops Piramiti değildir aksine İkinci piramit daha büyük olarak gözükür. Her ne kadar Büyük Piramit hem ilk önce yapılmış olması nedeniyle hem de bulunduğu konum yüzünden yüksek gibi görünüyorsa da aslında öyle değildir. Piramitlerin hiç birisi platonun ortasında değildir kuzey kayalıklarına yakındır. Bu konum rasgele değildir orada doğudaki tapınağa doğru veya vadinin kıyısına doğru giderek kayalığın tepesine uzanan bozuk ve yokuş bir yol vardır. Bu yükseklikyaklaşık 3000 metredir eğer piramitleri yapanlar platoya böyla bir mantık veya bilinçle girdilerse niçin daha uygun ortamı ya da konumu yani tam merkezi seçmediler? Oysa bu uygun konumda İkinci Piramit bulunuyor yani Kefren uygunluğun kanıtı ise söz konusu yokuşun burada doğal bir eğim kazanması şeklinde dikkat çekiyor. İkinci Piramit´in yeri seçilirken Büyük Piramit´in var olması yükseklik belirlenmesi yönünden avantajlıydı ama bu avantajdan yararlanılmamış normal olarak daha yüksek olmalıydı ve kuzeybatıya daha yakın olmalıydı. Ama oraya yapılmadıyapıldığı yerde doğal bir kaya yüzeyinin bulunduğu ve yamacın aşağıya güneybatıya doğru eğim kazandığı dikkat çekiyor işte bu yer bize yapay bir zeminin bulunduğunu gösteriyor. Bunun görüldüğü yerde derin bir eğim kuzey ve batı kıyısına uzandığı da farkedilir burada da megalitik temellerin bulunduğu bir platform vardır ve güneybatı köşesine destek olarak özellikle yapılmıştır. Piramitlerin altında ne var? Üçüncü Piramit´in yani Mikerinos´un yeri benzer bir yaklaşımla kuzeydoğu köşesindedir ve onun da doğu kıyısında aynı yapay destek sağlanmış doğal kayalar kırılmış ve yaklaşık beş metre yüksekliğindeki bir kütle dayanak olarak yapılmıştır. Aynı soruyu yine sorabiliriz; Niçin piramit doğal yüzeye ve batıya doğru yapılmadı? Demek ki İkinci ve Üçüncü Piramitler doğal olmayan zeminlere yapılmayıp yapay zeminlere oturdular ve neden birbirlerine göre daha uyumlu bir proje oluşturulmadı? Bu detaylar bize aynı nedeni telkin ediyor gibi daha da önemlisi mimari proje veya piramitlerin konumları bizi düşündürüyor veya neden daha kolay bir inşaatın tercih edilmediğini merak ediyoruzsonuçta üç piramitin şu andaki gibi değil daha düzenli ve uygun konumlarda olmaları gerekmez miydi? Bilindiği gibi kare kesin dört temel noktadan oluşur Büyük ve İkinci Piramit doğuya doğru yönelerek iki derecelik bir yay çizerler her üç piramitte kuzeydoğudan güneybatıya doğru diagonal bir çizgi çizerler temellerin kenarlarının uzaklıkları eşit değildir; kuzeyden güneye ve doğudan batıya doğru peşpeşe dururlar. Temel dayanağımız olan bu birbirine yapışık proje bizlere üç piramitin bir yeraltı planının üzerine yapılmış olduğunu açıklayabilir ama bunu nasıl test edebiliriz? Pi sayısının orada işi ne? 1880 yılında bir arazi ölçeri İngiltere´den Mısır´a geldi amacı Büyük Piramit´in kesin ölçümlerini yapmaktı. Bunu doğru olarak yapmak istiyordu; ama sonradan amacı değişecekti; boyutlar kuramına göre "bir piramit inç" ölçüsünün İngiliz ölçülerine çok yakın olduğunu kanıtlayacak ve bir devrim yaratacaktı. O sırada orada bulunan ünlü arkeolog Flinders Petrie bu genç memurun tüm çalışmasını bu işe adamasından memnun değildi. Oysa o İkinci ve Üçüncü Piramitler´in konumlarını da ölçüp oluşturdukları üçgeni ölçümleme çabasına girmişti ve bu amaçla elli nokta işaretledi. Tüm karşı çıkmasına rağmen bu ölçümlemeler Petrie´nin Egyptology alanındaki uzun kariyerinin temeli olacaktı buradan yola çıkarak üç piramitin orjinal temellerini bulmak için sayısız kazı yaptı. Petrie yayınladığı kitabında üç piramidin boyutlarını ve yönelimlerini yazdı ayrıca temellerin birbirlerine uzaklıklarını da belirtiyordu. Bu bilgileri adı bilinmeyen ölçü memurunun çalışmalarından almıştı ve sonuçta bir yeraltı planının varlığından emin oldu ve bu inancını da yazdı ama kazılarda istediği kanıtları bulamadı oysa plan çok basit ve dikkate değerdi. Petrie Eski Mısır´da kullanılan Kraliyet Mısır Kübit ölçüsünü de referans alarak Büyük Piramit´i ölçtü; 628 metreydi. Sonra Büyük Piramit´i temel alarak diğerlerinin uzaklıklarını da hesapladı ve ana projeye ulaştı tüm hesaplamaların sonucunda ortaya çok net olarak tek bir sayı çıkıyordu; ünlü Pi sayısı. Piramitlerin üzerinden geçen meridyen karaları ve denizleri tam iki eşit parçaya bölüyor. Keops Piramidinin Taban çevresinin yüksekliğinin 2 katına bölünmesinin pi= sayısını yüksekliğiyleçevresi arasındaki oranbir dairenin yari çapıyla çevresi arasındaki oranın kenarlar dünyanın en büyük ve çarpıcı hesaplara doğru... Büyük Piramit Keops Pi sayısı demektir; yüksekliği Eski Mısır ölçüsüyle 280 kübit temelin iki boyutlu çevre uzunluğu 1760 kübittir bir dairenin çapının çevresiyle uyumu gibi; temelin kenar ölçümü 440 kübiti veriyor bu sayılar düzenlenince ortaya 280xPi2 çıkıyor bu da kübiti veriyor. İkinci Piramit´in Büyük Piramit´le olan boyutsal lişkisi çok basit bir planlamadır. Küçük bir hesap sonucunda da Üçüncü Piramit´in yeri bu şekilde Piramit´in güney kenarından başlayan 250 kübitlik bir çizgi İkinci Piramit´in kuzey kenarına ulaşıyor ve İkinci Piramit´in güney kenarı ise küçük bir hesap sonucunda Büyük Piramit´in kuzey kenarına ulaşıyor. Sonuçta bu ölçümler bize kuzeyden güneye Pi sayısını veriyor. Kuzey-güney ilişkisinin bir benzeri doğu-batı ilişkisinde de görülür; kısacası hesaplamalar bilinçli ve ustacadır. Giza Piramitlerinin farklılığı Giza Piramitleri Keops Kefren ve Mikerinos adlı üç büyük piramitten oluşuyor. İçlerinden Keops Piramidi dünyanın yedi harikasından biri. Giza Piramitleri’nin 3000 yıllarında eski krallık döneminde yapıldıkları düşünülüyor. Dünyanın en büyük piramitlerinden biri olmakla birlikte onları diğerlerinden ayıran farkların başındaiçlerinde yazı bulunmaması ve nasıl yapıldıklarının hala çözüme kavuşturulamamış olması geliyor. Piramitler içinde en çok ilgi çekenleri üç büyük piramit olarak bilinen Giza şehri civarında bulunan abidelerdir. Bunlar varsayılan kurucularının adlarına göre ayrılmaktadır Keops Kufu Kefren ve Mikerinos. Bu üç Giza Piramidinin geometrik ve gözlemsel ilkelere dayalı bir plana göre inşa edildiği ve bu planın da doğrudan astronomik gözlemlere dayandığı ileri sürülmektedir. Kufu ya da Keops diye de adlandırılan Büyük Piramit üç büyük piramidin ilki ve en kuzeydekidir. 137 metre yüksekliğindeki ve yaklaşık milyon ton ağırlığındaki Büyük Piramit şimdiki Kahire şehri yakınlarında tam olarak Nil Deltası’nın tabanına yerleştirilmiştir. Mısır astronomi bilgini Mahmut Bey Keops’un binlerce yıl önce dolanımının en yüksek noktasına varmış Sirius yıldızı ışınlarının piramidin güney tarafı üzerine diklemesine düştüğü bir devrede inşa edilmiş olduğunu söyler. Peki Keops Piramidi’nin yüksekliğinin bir milyara çarpımının yaklaşık olarak güneşle dünyamız arasındaki uzaklığı vermesi bir rastlantı mıdır? Piramidin üstünden geçen meridyenin karaları ve denizleri tam eşit iki parçaya bölmesi bir rastlantı mıdır? Taban çevresinin yüksekliğin iki katına bölünmesinin Pi sayısını vermesi bir rastlantı mıdır? Piramitte dünya ağırlığını gösteren hesapların bulunması bir rastlantı mıdır? Piramidin kurulduğu kayalık alanın büyük bir özen ve doğrulukla düzeltilmiş olması bir rastlantı mıdır? Bugünkü teknoloji ile yapılamayacak bir şeyi eski Mısırlılar basit teknoloji ve sade aletleriyle nasıl yaptılar? Mısırlılara dünya-dışı zeka dışardan yardım’ mı geldi? Yoksa bu yapılar Dünya dışı Ziyaretçiler tarafından mı yapıldı. Büyük Piramit Khufu Keops dünya karalarının tam ortasında bulunmaktadır. İnşası sırasında böyle dev bir yapının dünya karalar topluluğunun tam merkezine oturtulması için yörenin hatta dünyanın uzaydan görülmüş olması gerekirdi. Bu bakımdan ya uzaylılar ya da uzaylıların yetiştirdiği kimseler tarafından inşa edilmiştir. AraplarBüyük Piramidin “Uzaydan Gelen Ruhlar “ tarafından inşa edildiğine inanırlar. Her ne kadar okullarımızda okutulan tarih kitaplarında hala mezar anıt olarak yazılıysa da Büyük Piramidin Firavun mezarı olarak yapıldığıyla ilgili bilgi geçerliliğini gün geçtikçe yitirmektedir. Onun yerine onun bir inisiyasyon merkezi hatta güç elde etmekte kullanılan bir enerji üretici olarak yapıldığı konusundaki bilgiler gün geçtikçe güç kazanmaktadır. Çok değişik alşimik çalışmaların yapıldığı ve bu çalışma ve denemeler için gerekli enerjinin üretildiği bir jeneratör olarak yapıldığı daha kuvvetli olasılık halinde karşımızda bulunmaktadır. Gerek bilinen ölçüleri gerekse biçimiyle büyük Piramit ve ötekiler mezardan çok bir güç üretici olarak yapılmış olabileceklerini düşündürmektedir. Böyle olunca da böyle bir yapının inşa bilgisinin kaynağı Raymond Drake’in belirttiği gibi ya uzaylılardır ya da onların öğretisinden yararlanmış seçkin kişilerdir. Ruhsal yetenekleri gelişmiş kişilerin ifade ettiklerine göre Büyük Piramit manyetik güç yayımını hala devam ettirmektedir. Williamson un “Other Tongues OtherFlesh “ Başka Diller Başka Bedenler isimli eserinde belirttiğine göre dünya dışı kökenli insanlar yapıyı meydana getiren çok iri taşları antigravitasyon ya da sonik yöntemlerle ilgili bilgileri uygulayarak yerleştirmişlerdi. Belki de bu insanlar aynı güçleri kendi uzay araçlarını hareket ettirmede de kullanıyorlardı. Keops Piramidi ya da Büyük Piramit Kahirenin kadar batısındadır. Taban yüzeyi yaklaşık m2’lik bir alanı kaplar. Orijinal yüksekliğinin 146 ile 148 m. arasında olduğu tahmin edilir. İnşa edildiği dönemde üzerinde bulunması gereken Kapak Taşı’nın artık olmaması nedeniyle şimdiki yüksekliği 137 metre kadardır. Yapılan hesaplara göre Büyük Piramit İngiltere’de Hz. İsa’dan bu yana inşa edilmiş olan tüm katedral kilise ve şapellerden daha fazla taş kütlesine sahiptir. Keops Piramidinin yapımında adedi aşkın granit ve kireçtaşı blok kullanılmıştır. Blokların ağırlığı 2 tondan 70 tona kadar değişir. Santimetrenin 40’da birine kadar bir hassasiyetle kesilen bloklar o kadar hassas bir şekilde birleştirilmiştir ki aralarındaki derzlerin açıklığı hiç bir zaman santimetrenin 20 de birini aşmaz. Arap tarihçisi Abu Zeyd el Balkhy. Eski bir yazılı kaynağa dayanarak Büyük Piramidin “ Çalgı Takımyıldızı Lyra Yengeç burcundayken yani hicretten 2 kere yıl önce “ inşa edildiğini yazar. Bu da yaklaşık olarak günümüzden yıl öncesine denk gelir. Ayrıca piramit üzerinde yapılan Karbon-14 tarih belirleme çalışmaları da yine yılını Piramidi de Büyük Piramidin hemen yanında yükselir. Yüksekliği ilkinden biraz daha azdır. Ancak daha yüksek bir taban üzerinde inşa edildiğinden Büyük Piramitten daha yüksekmiş gibi görünür. Taban kenarı 216 metredir. Mikerinos Piramidi ise 70 metrelik yüksekliği ve 108 metreyi bulan taban kenarı ile diğerlerinin yanında çok küçük kalmaktadır. Giza düzlüğünde yer alan bu üç piramidin önemli ortak özellikleri vardır Şöyle sıralayalım Yapıların yüzleri yere 52 derecelik açı yapar. Giriş yerleri kuzey yüzlerinde açılmıştır ve giriş geçitleri yerle 26 derecelik bir açı yapar. Bu doğrultudan gök kutbuna bakarlar. Bu gün için astronomi ve matematik sayesinde çözülebilen karmaşık bir mimari yapıya sahip piramitler hakkında şöyle bir örnek fikir verebilir 52 derecelik açı piramitlerin inşaatçıları için “dairenin kare haline getirilmesine ilişkin Kutsal Geometri probleminin çözümünü sağlayan bir unsur olmuştur. Bu eğimde yani 51 derece 52 dakikalık bir açıda yapılmış bir piramidin yüksekliği ile tabandaki çevre uzunluğu arasındaki oran bir dairenin yarıçapı ile çevresi arasındaki orana eşittir. Bu oran ½ değerindedir. Sonuçta Gize piramitlerinin inşasında pi = değerinin kullanılmış olması günümüz bilim adamlarının şaşırtıcı bulduğu bir gerçektir. Eski Mısır’ın uygarlıklarla kurdukları bilimsel sanatsal ve kültürel bağları örneklerken üzerinde durmak istediğimiz konu Piramitlerin mimari arkeolojik ve matematiksel yönlerinden çok kozmik anlamları. Bu nedenle şimdi birazda Giza Piramitlerini okült açıdan inceleyelim. Teozofist Sinnett Büyük piramidin yapımıyla ilgili şunları söylüyordu“ Keops Piramidinin yapımında kullanılan taşların manipülasyonu ancak ve ancak daha sonraları insanların yitirdikleri belirli bir doğa bilgisinin bu işte kullanılmış olmasıyla açıklanabilir. Doğanın gizemiyle ilgili o bilginin Veli bekçileri ağır cisimlerin fiili ağırlığını istedikleri gibi değiştirebilecek şekilde maddenin çekimini kontrol edebilirler ve daima da edebilmişlerdir." "Dev yapılar mimarisinin harikaları işte böyle açıklanır. Piramitlerin yapımını yöneten üstatlar kullanılan taşları kısmen levite etmek şekliyle bu işlemi kolaylaştırmışlardı. Majik asalar... Üstatlara eski çağlarda doğanın kudretini açığa çıkaran anahtarlar teslim edilirdi. Gizli kelimeler ve vibrasyonel motor... Dalga boyları ve dev granit blokların levitasyonu.” Okültist Annie Besant ise şöyle diyordu“ Mısır’daki taşlar ne sırf kas kuvvetiyle ne de modern teknolojiyi aşan hünerli cihazlar kullanılarak dikilmişti. Bu taşlar dünyasal manyetizmin güçlerini anlayan ve kontrol edebilen kişilerce dikilmişti. Neticede taşlar ağırlığını kaybediyor ve tek bir parmağın temasıyla yönetilmek suretiyle havada yüzerek belirlenen yerlerine oturuyorlardı.” Annie Besant “ Dünyasal manyetizmanın güçlerini anlayan ve kontrol edebilen “ kişilerden söz ederken acaba kimleri kastediyordu?... Çağlar boyunca sırlarını hiçbir uygarlığa açmadan günümüze kadar gelen piramitler dünya bilim ve teknolojisini aşan bir teknik mimari bilginin ürünüdürler. Bu bilgi kaynaktan gelmiş ve hala dünya bilim adamları tarafından çözülememiş olabilir mi? Çok eski efsanelerde piramit inşasında kullanılan “majik çubuklar”dan söz edilir. Bu çubuklarla belirli bir dalga boyunda olmak üzere önceden tespit edilmiş bir vibrasyonel ses tonu oluşturulabiliyordu. Walter Owen 1947 yılında sesin ezoterik kullanımı hakkında şunları yazmıştı “ Ses herkesin düşünemeyeceği türden imkanlar taşıyan bir kudrettir. Ve bu kudretin kullanımı kadim ermişlerin bildikleri fakat günümüzün emekleyen biliminin yitirdiği ve ya karşısına geçip dudak büktüğü bir bilimdir. Kozmosun çevresi ve dokusu ses kudreti sayesinde ayakta durmaktadır ve yine ses kudreti sayesinde çözülerek yok edilebilir. Mısırlı rahipler bu bilgiye sahiptiler.” İster istemez akla şu soru geliyor ; Mısırlı rahipler bu bilgiyi nereden almışlardı?Mühendis Rudolph Gantenbrink’in 1993 yılında Büyük Piramitte gerçekleştirdiği buluş da aynı ölçüde ilgi çekicidir. Gantenbrink ve ekibi “UPUAUT 2” ismini verdikleri küçük bir robot aracı Kraliçe Odası’ndaki hava kanalının içine yollamış ve bugüne kadar hiç bilinmeyen 60 metrelik bir tünel bulmuştu Altta. Gantenbrink iki haftalık bir çalışmadan sonra 4500 yıllık metal bir kapıya ulaştığını söylüyor ve bu kapının bilinmeyen bir alana açıldığını iddia ediyordu. Fakat ne yazık ki kapının keşfinden sonra geçitlerdeki tüm araştırmalar Mısırlı yetkililer tarafından durdurulmuş ve yeniden başlatılmasına izin verilmemiştir. Yani yine bişeyler örtbas edilmeye çalışılmaktadır... Piramit dev bir güneş ortasıyla Mart başı arasında düşürdüğü gölgeler mevsimleri ve yılın uzunluğunu çeviren tas levhaların uzunluğu bir günün gölge uzunluğuna gölgelerin tas levhalar üstünde gözlenmesiyle günün 02419 bölümünde yılın uzunluğu yanlışsız olarak saptanabiliyordu. Büyük Piramit’le dünyanın merkezi arasındaki uzaklıkKuzey kutbuyla arasındaki uzaklığa eşittir ve kuzey kutbuyla dünyanın merkezi arasındaki uzaklığa eşittir.
Muhtemelen hepimizin bildiği Mısır Piramitleri, görkemli görünüşleri ve haşmetli taşlarıyla bize merak uyandırıyor. Peki şimdi bile yapımı güç olan bu piramitler, o zamanın şartlarında nasıl yapılmışlardı? Uzun araştırmalara konu olan ve gizemini koruyan Mısır Piramitleri, kesinlikle dönemin başyapıtları arasındadır. Hala milyonlarca turistin akın ettiği bu eser, zamanın şartları göz önüne alındığında bizleri kendine çekiyor. Konuyu etraflıca ele alan arkeologlar, inşa edilmesinin üzerinden 4000 yıl geçtiği belirtilen Giza’nın Büyük Pirami’nin arkasında yatan sır perdesini araladılar. Açıkçası Eski Mısır döneminde tonluk kayaları kaldırabilmenin pek de mantıklı bir yolu görünmüyordu. Bu yüzdendir ki Mısır Piramitleri, inşa süreçleri ve sonrasıyla ilgili büyük bir gizemin odağı oldular. Konu hakkında konuşan tarihçiler, dönemde bu yapıları köle ordularının inşa ettiğini ve araç olarak tekneleri kullandıklarını savunuyorlardı. Ancak yöntem her ne olursa olsun eserler, Dünyanın Yedi Harikası’nın içinde yer alıyor ve kullanılan kayalar Giza’dan sekiz mil uzaklıkta bulunuyordu. Tarihçilerin savunduğu gibi piramitlerin kenarına suyolu kurulmuş olsa dahi, piramitleri oluşturmak bir hayli zorlu olmuştur. Diğer yandan durum öylesine ilgi çekiciydi ki, Pierre Tallet isimli arkeolog hayatının son dört yılını bu konuyu araştırarak harcamıştı. Araştırmaları sonucu Tallet, Mısırlıların Nil Nehri’ne kazınmış kanalları gezinmek için kullandıklarını ve kireç bloklarını Kahire’nin hemen dışındaki piramidin alalına getirdiklerini ifade etti. Taşların taşındığı botlar, kalın hatlar ile birbirine bağlıydı ve gemiler kayayı yakındaki bir limana getirmişlerdi. Sonrasında ise işçiler taşları şantiyeye taşımışlardı. Toplamda 20 yıl süren bu inşaat çalışmasında milyon devasa taş kullanıldı ve ortaya, günümüze kadar gelen tarihi eserler kaldı. Kaynak
Mısır piramitleri, gelmiş geçmiş en büyük yapılardan biri olan, yükseklik rekoru 4000 bin yıl boyunca kırılamayan, dünyanın 7 harikasından biri olan, her yıl turist rekoru kıran, nasıl yapıldığı bir türlü anlaşılamayan, gizemi bir türlü çözülemeyen, bu harika yapının tüm sırlarına gelin hep birlikte bakalım. Mısır piramitlerinin özellikleri maddeler halinde bilim adamlarının, tarihçilerin ve insanlığın dikkatini çekmeye devam ediyor. Bu devasa yapı nasıl yapıldı, hangi işçiler çalıştı, mimarı kim, kaç ton ağırlığında, kaç yıllık gibi soruları herkes bir kere sormaktadır. Net olarak da bir cevap bulunamamaktadır, bu yüzden de mısır piramitleri gizemini korumaya devam etmektedir. Peki bu sorulara net bir cevap bulamazsak da en azından elimizdeki bulgular ile hangi bilgilere ulaşabilmişiz, mısır piramitlerinin özellikleri maddeler halinde olacak şekilde aydınlık getirelim. Mısır Piramitlerinin Özellikleri Mısır piramitleri dünyadaki gizemini korumaya devam etmektedir. Bu gizem devam ettikçe de insanların meraklarını sürekli taze tutmaktadır. Peki bu denli gizemli kılan mısır piramitlerinin özelliklerine bir bakalım. Mısır Piramitlerinin Özellikleri Kısaca Mısır piramitlerinin özelliklerine kısaca bir değinelim, vakti olmayanlar için yada ödev yapacaklar için en net bilgileri vermeye çalışalım, umarım faydalı olur. Mısır Piramitlerinin Özellikleri Maddeler Halinde Mısır piramitleri sırrını korumaya devam ediyor, hangi açıdan bakarsanız bakın, bu gizem çözülmedikçe insanların merakını uyandırmaya devam edecek gibi duruyor, gelin mısır piramitlerinin özelliklerine maddeler halinde bakalım. Piramitlerin yazın içi soğuk kışın içi sıcak olur. Mısır piramitleri dünyanın merkezinde bulunmaktadır. Taşların ağırlığı 20 tondur. Yüzlerce uzak mesafeden nasıl oraya getirildiği bilinmememektedir. Yemek artıkları, çöp içindeki bulunan yiyecekler kısa süre içinde mumyalaşmaktadır. Bitkiler piramitlerin içinde çok kısa süre içinde büyümektedir. Mumyalarda çok fazla radyoaktif madde bulunmaktaydı, ilk bulan 12 bilim insanı kanserden ölmüştür. Giza piramitleri geometrik ve astronomik gözleme dayalı inşaası yapılmıştır. Mason, haç simgeleri Piramitlerdeki dereceleri temsil ettiği öne sürülmektedir. Piramitin içine suyu 2 ay bıraktığınızda daha sonra yüz losyonu olarak kullanılmaktadır. Piramitler Orion takım yıldızını görecek şekilde inşaası yapılmıştır. Piramitte hem hacim, hemde dairenin yüzeyi hesaplanabilmektedir. Bilim insanları odaları gezerken içinde kayboldu aynı yerde olmasına karşın birbirlerini göremediler. Mısır Piramitleri İsimleri Mısır piramitlerinin yapılmasının temel amacı ölümden sonra yaşamın olmasına inanmalarıydı. Firavunlar ve eşleri öldükten sonra cesetlerinin zarar görmemesi için tam kapalı ve korunaklı yapılar inşa ettirmişlerdir. Tabi değerli eşyaları ve yaptıkları sanat çalışmaları da lahitlerinin yanında birlikte muhafaza edilmekteydi. Mısır piramitleri MÖ 2630 ve MÖ 1620 yılları arasında yapılmıştır. 1- Khufu Keops Piramidi Kahire de MÖ 2551- MÖ 2560 senesinde yapılmış yüksekliği 145 metre olmak ile birlikte 3 piramitin en büyüğüdür. Piramitin içinde kral odası, 5 küçük oda burada yazıtlarda bulunmakta, asillerin ve görevlilerin mezarlarıda keşfedilmiştir. Tam olarak nasıl yapıldığı sırrını korusada taşların üst üste konularak inşa edilmesi en güçlü bilgidir. Burada gizemin çözülememesi insanlığın daha fazla araştırma yapmasına sebep olmaktadır. Bir diğer noktada piramiti yaptıran KHUFU piramitin inşası biter bitmez kim burada çalıştıysa, piramitin mimarından, işçisine, mühendisinden o zamanın bilgi adamlarına hepsini öldürmüş olmasıdır. 2- Mikerinos Mykerinos Piramidi Bu piramit diğer Gize piramitlerinin en küçüğü olmak ile birlikte yüksekliği sadece 66 metredir. Mikerinos öldükten sonra oğlu Shepseskaf tarafından yaptırılmıştır. Diğer piramitlere nazaran yapısal farklılığı göze çarpmaktadır. Defin odası alt tarafta yapılmış olmasıdır. 3- Kefren Piramidi Mısır piramitlerinin 2. büyük piramitidir. Tam olarak 143 metre boyundadır. Kahire’nin Gize bölgesinde yapılmıştır. Kimin yaptırdığı tam olarak bilinmesede Mikerinos tarafından yaptığı söylenmektedir. Piramitin 2 adet giriş noktası bulunmaktadır. 23 tane Kefren heykeli piramitin doğu kısmındadır. Piramitin içindeki odaların genişliği ise çok büyüktür. Mısır Piramitlerinin Özellikleri İngilizce Mısır piramitlerinin özelliklerine İngilizce olarak da çevirdik. Arkadaşlar sizler için belki bazı arkadaşların ev ödevi İngilizce şeklinde olabilir, umarız faydalı olur. The pyramids consist of 3 million stones ranging between 2 and 10 tons. It is one of the 7 wonders of the world. The pyramid is in the middle of the world’s center of gravity. Today, it takes 664 years to build with 10 blocks. Made in 20 years Food residues, food in the garbage become mummy in a short time. Plants grow within the pyramids in a very short time. There were too many radioactive substances in mummies, the first 12 scientists to die from cancer. When you leave the water in the pyramid for 2 months, it is then used as a face lotion. The pyramids were built to see the Orion constellation. Mısır Piramitlerinin Özellikleri Matematik Performans Değerleri Mısır piramitlerinin matematik hesaplamasını görünce şaşkınlığınız beş kat daha artabilir, zaten gizemini koruyan yapı, matematiksel işlemlerin devreye girmesi ile çok daha fazla olayı gizemleştirmektedir. 4 bin yıl önce bu kadar geometrinin bir arada kullanılması nasıl bir olaydır, bu kadar ince hesaplamalar nasıl yapılmıştır. Bunlar gerçekten inanılmazdır bu yüzden akla şu cümle gelmiyor değil; İnsanlık teknolojiyi ve bilimi eskiden çok üst düzey şekilde kullandığı bazı felaket olaylar sonucunda bütün teknolojinin ortadan kaybolması teorisine inanmamak elde değil. Mısır Piramitleri Gizemi Mısır piramitleri gizemi günümüzde hala çözülememiştir, hatta giderekte piramitlerin gizemi artmaktadır, gelin birlikte gizemlere bakalım. Mısır piramidinin için elektrik bulunmaktadır. Kablosuz elektrik kullanıldığı da söylenmektedir. Ayrıca Elektrokimya, Elektro manyetik, astroloji Meturoloji, hidrojeoloji, tıp, fizik kullanılmıştır. Ark lambası kullanılmıştır. MÖ piramitte, günümüzde ise Almanya’da 1940 yılında üretilmiştir Yapısındaki matematik ve geometrik hesaplamalar hala gizemini korumaktadır. Fizyo elektrik, elektormanyetik alan bulunmaktadır. Giza yapısı 3, 4, 5 şeklinde Pisagor’u anımsatmaktadır. Piramitte çalışan herkes öldürülmüştür. Nil nehrini 2 eşit parçaya bölmektedir. Kara kitlesinin merkezinde yer alır. Evet arkadaşlar gördüğünüz gibi gizemler gittikçe artıyor, yani kısacası alternatif akımlar üreten dev enerji santralleri olduğu ortaya çıkmaktadır, bu söylentiler ötesinde bulgular ile desteklenmektedir. Peki ilk Ark Lambası günümüzde 1940 yılında Almanya’da yapılıyorken, MÖ yapılan piramitlerde ark lambası kullanılması nasıl bir sonuçtur, gerçekten çok gizemli. Mısır Piramitlerinin İçindeki Tuzaklar Mısır piramitlerinin içindeki tuzaklar aslında hırsızlar ve yağmacılar için olduğu anlaşılmaktadır, o dönemde daha gömülmeden, mumyalanmadan hırsızlar her şeyi alıp götürüyorlar ve firavunun boynunda ne varsa alıyordu. Bunun için tuzaklar kurulmuştu. Kurulan tuzaklar ile birlikte artık hırsızlar yanaşmaya cesaret edememişlerdir. Mısır Piramitleri Proje Ödevi Mısır piramitleri proje ödevi yapmak isteyenler olursa yukarıda bilgiler ışığında gereken proje ödevini çıkartabilir. Sizler için bütün mısı piramitlerinin eksiksiz olarak bütün bilgilerini toparlamaya çalıştık, umarız faydalı olur. Her açında gizemini sürdüren yapılar bir gün sırrı da çözülmesi dileği ile. Mısır Piramitleri Filmleri Mısır piramitleri fimleri bildiğiniz gibi bu kadar gizemli bir yapının filmi yapılmaması saçma olabilirdi. Bu görkemli ve muhteşem yapının bir çok yönetmenin iştahını kabartmalı ki birbirinden değişik filmler ile karşımıza geldi, bu yüzden sizlere en iyi mısır filmleri listesini ve en iyi antik mısır konulu filmleri listeledik umarız beğenirsiniz. AKREP KRAL IMDB MISIR TANRILARI IMDB GÖÇ TANRILAR VE KRALLAR IMDB FİRAVUNUN GÖZDESİ IMBD MUMYA IMDB KLEOPATRA IMBD YILDIZ GEÇİDİ IMBD AGORA IMDB 72. 10 EMİR IMDB Mısır Piramitleri Hakkında Çok Çok İlginç Bilgiler Elektik olmadan taşları nasıl kestiler. Ayrıca dev bir elektrik santrali olduğu ve Ark lambası kullanıldığı söylenmektedir. Geometri ve matematik o denli nasıl bilinip kusursuz işlemler yapıldı. İçerisinde klima sistemi çalışacak seviyede kışın sıcak yazın soğuk nasıl olabiliyor. İçerisindeki atık yiyecekler nasıl mumyalanıyor ve bozulmadan kalıyor. Yara ve kesikler nasıl hızlıca iyileşiyor. Süt konulduğunda biraz zaman geçtikten sonra yoğurt olabiliyor. Pis su konulduğunda nasıl kendiliğinden arınarak temiz su oluyor. Gerçekten inanması güç şeyler, umarız bir gün sırrı çözülür ve bizde rahat bir nefes alırız.
ABD Ulusal Sanat Galerisi Metropolitan Museum of Art Los Angeles Sanat Müzesi Solomon R. Guggenheim Müzesi Harward Üniversitesi Niagara Şelalesi Hamılton Park Empıre State Binası Nasa Uzay Merkezi ALMANYA Neuschwansteın Şatosu Pergamon Müzesi BELÇİKA Atomıum BOSNA HERSEK Alperenler Tekkesi Çarpık Köprü Mostar Köprüsü FAS As Souna Camii Bin Yusuf Medresesi II. Hasan Camii Kutubiye Camii Majorelle Botanik Bahçesi Ulu Camii FİLİSTİN Batı Duvarı Cehennem Vadisi Davud Peygamberin Kabri Halillurrahman Camii Göğe Yükseliş Mekanı Kabri Farisi Mekanı İbrahim Peygamberin Kabri Kübbet-üs Sahra Mahmudiye Camii Mescid-i Aksa Musa Peygamberin Kabri Nebi Musa Camii Rabiatül Adeviyye Kabri Suriçi Evleri Teddy Parkı Yunus Makamı Zedekiah Mağarası Zeytin Dağı FRANSA Büyük Paris Camii Disneyland Eyfel Kulesi Luxor Obelisk Louvre Orsay Müzesi GÜNEY KORE Ulusal Modern ve Çağdaş Sanat Müzesi HOLLANDA Aurora Yel Değirmeni Evoluon Fatih Camii Mevlâna Camii Philips Stadyumu Rotterdam İslam Üniversitesi Sint-Jan Yel Değirmeni Rijksmuseum Van Gogh Müzesi İNGİLTERE British Museum İSPANYA Guggenheim Müzesi Dali Müzesi İTALYA Kanallar Uffizi Galerisi Vatikan Müzesi KUVEYT Arap Büyük Camii Denizcilik Müzesi El Vezzan Camii Fatima Camii İslami Tıp Camii Kurtuluş Kulesi Kuveyt Kuleleri Safat Meydanı Yat Limanı MAKEDONYA Alaca Camii Arabati Baba Tekkesi Drim Nehri Halveti Dergâhı İshak Çelebi Camii Kadir Camii Ohri Gölü Yahya Paşa Camii MISIR Amr İbn-ul As Camii Asfour Camii Askeri Müze Bazara Vikalası Beynü’l Kasrin Beyt Es Suhaymi Ebu El- Abbas El- Mursi Camii El Ezher Camii El Kaid İbrahim Camii En Nasır Muhammed Camii Er Rahman Er Rahim Camii Er Rifai Camii Farac İbn-i Berkuk Camii Gayer Anderson Müze Evi İmam-ı Şafii Türbesi İskenderiye Kütüphanesi İskenderiye Limanı Kahire Kalesi Kayıtbay Camii Kom el- Dikka Mehmed Ali Camii Piramitler Polis Camii Salahaddin Meydanı Stanly Köprüsü Sultan Hasan Camii Tolunoğlu Camii RUSYA Ermitaj Müzesi SUUDİ ARABİSTAN Anberiye Mescidi Arafat Bedir Şehitliği Cennet-ül Baki Cennet-ül Mualla Cin Mescidi Cuma Mescidi Fil Kayası Hayber Kaleleri Hıra Dağı sav Doğduğu yer Kral Fahd Parkı Kuba Mescidi Medine Belediye Binası Mescid-i Akabe Mescid-i Aişe Mescid-i Haram Mescid-i Kıbleteyn Mescid-i Nebevi Mescid-i Nemire Mikat Mescidi Mina Müzdelife Sevr Dağı Tarihi Hayber Barajı Tarihi Kapı Tarihi Medine Tren İstasyonu Uhud Yedi Mescidler YEMEN Bekiriye Camii Dar-ul Hacer El Salih Camii Eski San’a Evleri Ulu Camii
mısır piramitleri içi 360 derece sanal tur