İnsan, irade-i cüziyyesini kullanarak iyilik yaratılmasını isterse sevap, kötülük yaratılmasını isterse günah kazanır. İnsan günah işlerse cezasını, sevap işlerse mükafatını görür. Yani Allahü teâlâ hiç kimseye zorla günah işletmez. İslam’ın Şartları. 1- Kelime-i şehadet getirmek.
KarmaPuanı: 10. ”Kul-Kulluk’ ile İlgili Ayetler. Ey insanlar, sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize kulluk edin ki sakınasınız. (Bakara Suresi, 21) Eğer kulumuza indirdiğimiz (Kur’an)’dan şüphedeyseniz, bu durumda, siz de bunun benzeri bir sûre getirin. Ve eğer doğru sözlüyseniz, Allah’tan başka şahitlerinizi
Okulumuzun Çeşitli bölgelerinden hadisler, ayetler ebru, tezhip ve duvar yazıları ile ilgili görsellerimiz. Yayın: 27.10.2021 - Güncelleme: 27.10.2021 10:43 - Görüntülenme: 144 Beğen | 0 kişi beğendi
3 Kadir Gecesi/Kur’an’ın indirilişi, bin aydan (bir insanın ortalama ömründen) daha hayırlıdır! 4. O gecede melekler ve Ruh, Rablerinin izniyle; vahyin inişi için gereken tüm işler için indiler: 5. Bir selâm/bir esenlik/bir müjde indirdiler, ta şafak vaktine kadar!..
Yetimmalı yemek ile ilgili ayetlerden İsra suresi 34. ayette de Rabbimiz tarafından belirtildiği üzere “Rüşdüne erinceye kadar yetimin malına, onun yararına olmadıkça el sürmeyin. Ahde vefa gösterin; çünkü ahid sorumluluk doğurur.” şeklinde buyrulmuştur. Bu iki ayet üzerine tüm Müslüman âlemi yetimlerin hakkının
Zrc2f. ibadet ile ilgili ayetler Ahiret Yolcusu ibadetle ilgili ayetler, ibadet ayetleri, ibadet ile ilgili ayetler ibadet hakkında ayetler kuranda ibadet ayetleri Biz yalnızca Sana ibadet eder ve yalnızca Sen’den yardım dileriz.. 1/4 “Rabbimiz, ikimizi sana teslim olmuş müslümanlar kıl ve soyumuzdan sana teslim olmuş müslüman bir ümmet ver Bize ibadet yöntemlerini yer veya ilkelerini göster ve tevbemizi kabul et Şüphesiz, Sen tevbeleri kabul eden ve esirgeyensin” 2/128 Yoksa siz, Yakub’un ölüm anında, orada şahidler miydiniz? O, oğullarına “Benden sonra kime ibadet edeceksiniz?” dediğinde, onlar “Senin ilahına ve ataların İbrahim, İsmail ve İshak’ın ilahı olan tek bir ilaha ibadet edeceğiz; bizler ona teslim olduk” demişlerdi 2/133 Hacc ibadetlerinizi bitirdiğinizde, artık cahiliye döneminde atalarınızı andığınız gibi, hatta ondan da kuvvetli bir anma ile Allah’ı anın İnsanlardan öylesi vardır ki “Rabbimiz, bize dünyada ver” der; onun ahirette nasibi yoktur 2/200 “Gerçekten Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir Öyleyse O’na ibadet edin Dosdoğru olan yol işte budur” 3/51 Allah’a ibadet edin ve O’na hiç bir şeyi ortak koşmayın Anne-babaya, yakın akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolda kalmışa ve sağ ellerinizin malik olduklarına güzellikle davranın Çünkü, Allah, her büyüklük taslayıp böbürleneni sevmez 4/36 Mesih ve yakınlaştırılmış yüksek derece sahibi melekler, Allah’a kul olmaktan kesinlikle çekimser kalmazlar Kim O’na ibadet etmeye karşı çekimser’ davranırsa ve büyüklenme gösterirse bilmeli ki, onların tümünü huzurunda toplayacaktır 4/172 Andolsun, “Şüphesiz Allah, Meryem oğlu Mesih’tir” diyenler küfre düşmüştür Oysa Mesih’in dediği şudur “Ey İsrailoğulları, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a ibadet edin Çünkü O, kendisine ortak koşana şüphesiz cenneti haram kılmıştır, onun barınma yeri ateştir Zulmedenlere yardımcı yoktur” 5/72 De ki “Şüphesiz benim namazım, ibadetlerim, dirimim ve ölümüm alemlerin Rabbi olan Allah’ındır” 6/162 Onların içinde bulundukları şey din mahvolucudur ve yapmakta oldukları şeyler ibadetler de geçersizdir” 7/139 Şüphesiz Rabbinin katında olanlar, O’na ibadet etmekten büyüklenmezler; O’nu tesbih ederler ve yalnız O’na secde ederler 7/206 Onlar, Allah’ı bırakıp bilginlerini ve rahiplerini rablar ilahlar edindiler ve Meryem oğlu Mesih’i de Oysa onlar, tek olan bir ilah’a ibadet etmekten başka bir şeyle emrolunmadılar O’ndan başka ilah yoktur O, bunların şirk koştukları şeylerden yücedir 9/31 Cevap ibadet ile ilgili ayetler misafir üye çok ama çok saolun very yardımcı oldunuz Cevap ibadet ile ilgili ayetler Misafir Üye teşekkürler çok işime yaradı emeği geçen herkesin eline sağlık volkan çok güzel bir site olmuş bu siteyi kurduğunuz için teşerkürler =D Misafir Üye Merhaba sag olum cok isime yaraddi
Peygamber Efendimiz, sahabe ve ecdadımızın ibadet hassasiyeti nasıldı? İslam tarihinden ibadetlerde titizlik ile ilgili ilâhî azamet ve kudret akışlarının sayısız nakışı ile donatılmış bu âlemde ilâhî sanatın zirvesi olarak yaratılmış, bu yaratılışın şükrânesi ve “Hakk’a vuslat”ın, yâni Rabbi ile dost olabilmenin temini için de ibâdetlerle mükellef kılınmıştır. Cenâb-ı Hak birçok âyet-i kerîmede, insanın ebedî hüsrandan kurtulabilmesi ve kalb-i selîm, kalb-i münîb[1] ve nefs-i mutmainneye nâil olabilmesi için, amel-i sâlihlere sarılmasını emretmiştir. İbâdetler, kulun ezelde Rabbine verdiği söze sâdık kaldığını gösteren bir vefâ nişânesidir. Mü’mini Cenâb-ı Hakk’a yaklaştıran vuslat demleridir. Diğer taraftan ibâdetler, insanoğlunu ölüm ötesinin kaygı ve endişelerinden âzâd edebilecek en müessir şifâ, huzur ve tesellî kaynağıdır. Kalbî muvâzene ve selâmetin temini ve kulluğun seviye kazanabilmesi için de zarûrî bir feyz menbaıdır. Dolayısıyla ibâdetlerimiz, üzerinde çok titizlik göstermemiz ve hassas olmamız îcâb eden mevzûların başında gelmektedir. İBADETLERDE TİTİZLİK HAKKINDA ÖRNEKLER Ehemmiyetine binâen, öncelikle abdest husûsunda titizliğin lüzûmuna temâs etmek gerekmektedir. Çünkü abdestte gösterilecek îtinâsızlık ve ihmâller, onun akabinde yapılan ibâdetlere de o nisbette, menfî bir sûrette akseder. Abdesti Güzel Almanın Önemi Nitekim bir defâsında Resûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- sabah namazını kıldırmıştı. Namazda Rûm sûresini okurken kısmen yanılmalar oldu. Efendimiz -aleyhissalâtü vesselâm- namazı tamamladıktan sonra cemaate dönüp “Bâzı kimseler namaza abdestsiz geldikleri için, şeytan kıraati karıştırmamıza sebep oluyor. Namaza geldiğinizde abdestinizi güzelce alın!” buyurdular. Ahmed, III, 471; Nesâî, İftitah, 41; Müctebâ Şerhi, II, 156 Demek ki namaz öncesindeki temizlik ve abdesti güzelce almak, ibâdetlerimizin sıhhati açısından çok mühim hususlardır. İmkân nisbetinde dâimâ abdestli bulunmak da büyük bir fazîlettir. Allah Resûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- bütün işlerini abdestli iken yapmayı severdi. Ebû Cuheym -radıyallâhu anh-’ın anlattığına göre Allah Rasûlü, Cemel Kuyusu tarafından gelirken bir kişiye rastlamıştı. Adam ona selâm verdi, fakat Efendimiz selâmını almadı. Hemen bir duvarın yanına varıp yüzünü ve ellerini meshederek teyemmüm etti, ondan sonra adamın selâmını aldı. Buhârî, Teyemmüm, 3 Allah Resûlü bu davranışıyla, abdestli bulunmanın ve bir iş yaparken onu abdestli olarak yapmanın -mecbûrî olmamakla birlikte- fazîletli bir davranış tarzı olduğunu fiilî olarak beyan buyurmuştur. Peygamberimizin Temizlikteki Titizliği İbn-i Abbâs -radıyallâhu anh- şöyle anlatır “Resûl-i Ekrem Efendimiz dışarı çıkar, def-i hâcette bulunur, sonra da toprakla teyemmüm ederdi. O’na –Ey Allâh’ın Resûlü, suyun yakınındasınız! Niçin böyle yapıyorsunuz?» dedim. Efendimiz şöyle cevap verdi –Ne bileyim, belki ona ulaşamadan rûhumu teslîm edebilirim.»” Ahmed, I, 288, 303; Heysemî, I, 263 Bir başka rivâyete göre de Fahr-i Kâinât Efendimiz, gusül abdesti alması gereken durumlarda, gusledinceye kadar abdestsiz durmamak için, ellerini duvara vurup teyemmüm ederdi. Heysemî, I, 264 İşte Fahr-i Kâinât Efendimiz’in biz ümmetine gösterdiği maddî ve mânevî temizlik ufku… Cennet’e Yüzleri Nurlu, El ve Ayakları Parlak Gidecek Müminler Bir gün Resûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- ashâbıyla birlikte kabristana gitti ve “Allâh’ın selâmı üzerinize olsun ey mü’minler diyârının sâkinleri! İnşâallâh bir gün biz de size katılacağız. Kardeşlerimizi görmeyi çok isterdim. Onları ne kadar da özledim!” buyurdu. Ashâb-ı kirâm “–Biz Sen’in kardeşlerin değil miyiz yâ Resûlâllah?” dediler. Efendimiz “–Sizler benim ashâbımsınız, kardeşlerimiz ise henüz gelmemiş olanlardır.” buyurdular. Bunun üzerine ashâb-ı kirâm “–Ümmetinden henüz gelmemiş olanları nasıl tanıyacaksın ey Allâh’ın Resûlü?” dediler. Peygamber Efendimiz -aleyhissalâtü vesselâm- “–Bir adamın alnı ve ayakları ak olan bir atı olduğunu düşünün. Adam bu atını, hepsi de simsiyah olan bir at sürüsü içinde tanıyamaz mı?” diye sordu. Sahâbe “–Evet, tanır ey Allâh’ın Resûlü!” dediler. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu “–İşte onlar da abdestten dolayı yüzleri nurlu, el ve ayakları parlak olarak geleceklerdir. Ben önceden gidip havuzumun başında ikrâm etmek için onları bekleyeceğim. Dikkat edin! Birtakım kimseler yabancı devenin sürüden kovulup uzaklaştırıldığı gibi benim havuzumdan kovulacaklar. Ben onlara Buraya gelin!» diye nidâ edeceğim. Bana –Onlar Sen’den sonra hâllerini değiştirdiler, Sen’in Sünnet’ini tâkip etmeyip başka yollara saptılar.» denilecek. Bunun üzerine ben de –Uzak olsunlar, uzak olsunlar» diyeceğim.” Müslim, Tahâret 39, Fedâil 26 Demek ki abdest husûsunda titiz davranan mü’minler, Allah Resûlü’nün sevgisine ve “Kardeşlerim” hitâbına mazhar olmaktadırlar. Abdest ve diğer ibâdetlerde zaaf gösterip yanlış yollara sapanlar ise kıyâmet günü yabancı develer gibi kovulacak ve Allâh’ın Resûlü’nden uzaklaştırılmak gibi en fecî bir bedbahtlığa dûçâr olacaklardır. Müminin Nuru Tâbiînden Ebû Hâzim, Ebû Hüreyre -radıyallâhu anh-’ın abdest alırken kollarını koltuğunun altına kadar yıkadığını görmüştü. “–Ebû Hüreyre, bu nasıl abdest?” diye sordu. Ebû Hüreyre -radıyallâhu anh- “–Ey Benî Ferrûh! Siz burada mıydınız? Burada olduğunuzu bilseydim böyle abdest almazdım.” dedikten sonra şöyle devâm etti “–Ben, dostum Resûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’i şöyle buyururken işittim Kıyâmet gününde mü’minin nûru, abdest suyunun ulaştığı yere kadar varır.»” Müslim, Tahâret, 40 Peygamberimizin İbadet Aşkı Hazret-i Ali -radıyallâhu anh-’ın şu sözleri, Allah Resûlü’nün ibâdet aşkını ne güzel ifâde etmektedir “Bedir günü aramızda Mikdâd’dan başka süvâri yoktu. İyi biliyorum, o zaman Allah Resûlü hâriç hepimiz uyumuştuk. Resûl-i Ekrem Efendimiz ise sabaha kadar bir ağaç altında namaz kılıp ağlamıştı.”[2] Ne muazzam bir ibâdet aşkı ki, hazarda da seferde de aslâ zaafa uğramıyor!.. Cenâb-ı Hak buyurur “Sana yakîn ölüm gelinceye kadar Rabbine kulluk et!” el-Hicr, 99 “Secde et ve yaklaş!” el-Alak, 19 Sahabinin Namaz Hassasiyeti Resûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, namaz mevzuunda çok hassas davranan Abdullâh bin Revâha Hazretleri’ni “Kardeşim” hitâbıyla taltif buyurarak şöyle medhetmiştir “Allâh, kardeşim Abdullâh bin Revâha’ya rahmet etsin! Namaz vakti nerede girse, hemen durur ve namazını kılar.” Heysemî, IX, 316 Rabbini Hamd İle Tesbih Et Cerir bin Abdullâh -radıyallâhu anh- anlatıyor Bir gece Resûl-i Ekrem Efendimiz’le birlikte oturuyorduk. Dolunaya bakarak şunları söyledi “–Şu dolunayı birbirinizi itip kakmadan rahatça nasıl görüyorsanız, Rabbiniz’i de öyle rahatça göreceksiniz. Artık Güneş’in doğmasından ve batmasından önceki bütün namazları kılabilmek için elinizden gelen gayreti gösteriniz.” Ardından da şu âyet-i kerîmeyi okudu “…Güneş’in doğmasından ve batmasından önce Rabbini hamd ile tesbîh et; gece saatlerinde ve gündüzleri de tesbîh et ki, Rabbinin rızâsına eresin.” Tâhâ, 130 Buhârî, Mevâkît 16, 26, Tefsîr 50/1, Tevhîd 24; Müslim, Mesâcid 211 Demek ki Yüce Rabbimiz’i görebilmemiz için en büyük vesîle, farz namazlara gösterilen titizliktir. Namazı Güzel Şekilde Kıl Yapılan her ibâdet, âdeta Cennet’e giriş vizesi gibi görülmeli ve bu ulvî ruh heyecânı içinde îtinâ ile îfâ edilmelidir. Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurur “Kişi rükû ve secdesini tam yaparak namazı güzel bir şekilde edâ ederse namaz o kişiye –Beni muhâfaza ettiğin gibi Allâh da seni muhâfaza etsin!» der. Namaz yükseltilir. Kişi rükû ve secdesini tam olarak yapmaz, namazını güzelce edâ etmezse namaz ona –Beni zâyî ettiğin gibi Allâh da seni zâyî etsin!» der. Namaz, eski elbisenin dürüldüğü gibi dürülüp adamın yüzüne çarpılır.”[3] Âyet-i kerîmede buyrulur “Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki, onlar namazlarını ciddiye almazlar. Gafletle kılarlar.” el-Mâûn, 4-5 Namazı Geciktirmeyin Ağırdan alarak namazı son vaktine kadar geciktirmek ve kerhen kalkarak vazîfe savar gibi hemen farzını kılıvermek, Allâh muhâfaza buyursun, insanı münâfıklığa götüren kötü bir haslettir. Alâ bin Abdurrahmân anlatıyor “Bir öğleden sonra Enes bin Mâlik’in yanına gitmiştik. Enes, biz varınca hemen kalkarak ikindi namazını kıldı. Namazını bitirince kendisine namazı erken kıldığını söyledik. O da niçin böyle erken kıldığını anlatarak şöyle dedi Resûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in şöyle buyurduğunu işittim O münâfıkların namazıdır! O münâfıkların namazıdır! O münâfıkların namazıdır![4] Onlardan biri oturur, oturur, tam Güneş sararıp batmaya yüz tutunca, şeytanın iki boynuzu arasına girince kalkar, kuşun yem toplaması gibi hızlıca dört defâ yatıp kalkar, namazda Allâh’ı da pek az zikreder.»” Muvatta, Kur’ân-ı Kerîm, 46; Müslim, Mesâcid, 195 En Önemli İş Hazret-i Ömer -radıyallâhu anh-, vâlilerine şöyle nasihat etmiştir “Benim katımda en mühim işiniz namazdır. Kim onu koruyup vakitlerine dikkat ederse, dînini korumuş olur, kim de onu yerine getirmeyip yitirirse, dînini de kısa zamanda yitirir.” Muvatta, Vukûtu’s-Salât, 6 Namazı Terk Edenin İslam’dan Nasibi Yoktur Misver bin Mahreme -radıyallâhu anh- şöyle anlatır “Hazret-i Ömer hançerlendiğinde zaman zaman baygınlık geçiriyordu. Bir keresinde yanına girdim, üstüne bir örtü örtmüşler, kendinden geçmiş vaziyette yatıyordu. Yanındakilere –Durumu nasıl?» diye sordum. –Gördüğün gibi baygın.» dediler. –Namaza çağırdınız mı? Eğer hayattaysa onu namazdan başka hiçbir şey korkutup uyandıramaz.» dedim. Bunun üzerine –Ey Mü’minlerin Emîri namaz! Namaz kılındı!» dediler. Hazret-i Ömer hemen ayıldı ve –Öyle mi? Vallâhi namazı terk edenin İslâm’dan nasîbi yoktur.» dedi. Kalktı ve yarasından kanlar akarak namazını kıldı.” Heysemî, I, 295; İbn-i Sa’d, III, 35; Muvatta, Tahâret, 51 Cuma Günü Kazançlı Olan Müminler Hazret-i Ali -radıyallâhu anh- Kûfe’de hutbe verirken, Allah Resûlü’nden işittiğini bildirerek şöyle buyurmuştur “Cuma günü olunca şeytan erkenden çarşı ve pazara bayraklarıyla gider, insanlara bin bir engel çıkararak mânî olmaya, en azından onları Cuma’ya geciktirmeye çalışır. Melekler de erkenden gidip mescidin kapılarına dururlar. Gelenleri; birinci saatte gelenler, ikinci saatte gelenler diye yazarlar. Bu hâl, imam hutbeye çıkıncaya kadar devâm eder. Kişi mescidde, imamı görüp dinleyebileceği bir yere oturur, can kulağıyla dinler ve konuşmazsa, kendisine iki kat sevap vardır. Kişi uzakta kalır ve imamı dinleyemeyeceği bir yere oturur, sessiz durur ve konuşmazsa bir sevap alır. Eğer, imamı görüp dinleyebileceği bir yere oturur, fakat boş konuşma yapar, sessiz kalmazsa, ona iki vebâl yazılır...” Ebû Dâvûd, Salât, 209/1051 Cuma namazına ehemmiyet vererek câmiye erkenden gelen, imamı rahatça duyabileceği bir yere oturarak tefekkürle dinleyen ve huşû üzere bulunan kimseler, elbette böyle olmayanlara nazaran daha kazançlı çıkacaklardır. Yüzerek Tavaf Yaptı Tâbiînin önde gelen tefsîr ve kıraat âlimlerinden Mücâhid -rahmetullâhi aleyh- diyor ki “Abdullâh bin Zübeyr -radıyallâhu anhümâ- ibâdette hiç kimsenin erişemediği bir noktaya erişmişti. Bir defâsında tavaf mahallini sel basmıştı, halk bir hafta tavaf yapamamıştı. Abdullâh ise bir hafta boyunca Kâbe’yi yüzerek tavâf etti.” Ali el-Müttakî, XIII, 471/37228; Zehebî, Siyer, III, 370 Şeyh Sadi’nin İbretlik Hatırası Şeyh Sâdî’nin Gülistan adlı eserinde anlattığı şu hâtırası da, ibâdetleri kalbî galatlarla hebâ etmemek gerektiğini ne güzel ifâde etmektedir “Çocukluğumda zühde, riyâzata, gece ibâdetine çok düşkündüm. Bir gece babamın yanında oturuyordum. Bütün gece gözümü yummamış, Kur’ân-ı Kerîm’i elimden bırakmamıştım. Birtakım kimselerse etrâfımızda uyuyorlardı. Babama –Şunların bir tanesi bile başını kaldırıp iki rekât teheccüd namazı kılmıyor; sanki ölü gibi uyuyorlar.» dedim. Bu sözüm üzerine babam kaşlarını çattı ve –Oğlum Sâdî! Başkalarının dedikodusunu edeceğine, keşke sen de onlar gibi uyusaydın! Zîrâ senin hor gördüklerin, şu andaki ilâhî rahmetten mahrûmiyet içindelerse de, onlara Kirâmen Kâtibîn melekleri menfî bir şey yazmıyor. Senin amel defterine ise, din kardeşlerini küçük görme ve gıybet günâhı yazıldı.» karşılığını verdi.” Yıldırım Beyazıt’ın Ordusu Müslümanlar, ibâdetlerine gösterdikleri titizliği savaş zamanlarında dahî muhâfaza etmişler ve böylece Allâh’ın yardımına mazhar olmuşlardır. Venedikli Travijani, Yıldırım Beyazıt’ın kahraman ve muzaffer ordusunu şöyle tasvîr eder “Osmanlı ordusunda bizde olduğu gibi şarap, kumar ve fuhuş gibi şeyler yoktur. Onlar, hiç aksatmadıkları askerî tâlimlerine ilâveten, Allâh’ın büyük ve yüce ismini devamlı zikrederler, gece ve gündüz ibâdetle meşgul olurlar. Bu sebeple de dâimâ gâlip gelirler.” Sultan 2. Beyazıt’ın Kıldırdığı Namaz Beyazıt Câmisi, bir cuma günü ibâdete açılmış ve orada ilk namazı, Fâtih’in oğlu 2. Beyazıt Han kıldırmıştır. Bu hâdiseyi Evliyâ Çelebi şöyle anlatır “Câminin inşâsı tamamlanınca, bir cuma günü büyük bir merâsimle ibâdete açıldı. Bâyezîd-i Velî buyurdular ki –Her kim, ömründe ikindi ve yatsı namazlarının ilk sünnetini hiç terk etmemiş ise, şu mübârek vakitte o imâm olsun!» Deryâ misâli cemaat içinden kimse çıkmayınca, Beyazıt Han mecbûr kalarak –Elhamdülillâh! Savaşta ve barışta biz bu sünnetleri hiç terk etmedik!..» dedi ve kendisi imâm olup namazı kıldırdı.” Sultanların Hocası Osmanlı sultanlarından 6. Mehmet Reşat, saraydaki hânedan çocuklarını yetiştirmek üzere “Muallime-i Selâtîn Sultanların Hocası” tâyin ettiği Safiye Hanım’a, ilk olarak şunu emretmiştir “Namaz kılmayanlara, oruç tutmayanlara yedirdiğim tuz ve ekmeği harâm ediyorum. Bu irâdem hoca hanım tarafından, talebe şehzâde ve hanım sultanlara söylensin.”[5] Dünyevî makam ve mevkî, o insanlara ibâdet hassâsiyetini unutturmamış, her işlerinin başına namaz ve oruç gibi âhiret azığı olacak gayretleri yerleştirmekten geri bırakamamıştır. Şeyh Şamil’in İbadetlerdeki Titizliği İbâdetler husûsundaki titizliğin en canlı misallerinden biri de Kafkasların şanlı mücâhidi Şeyh Şâmil’e âittir. O, 1829’daki Gimri savunmasında, birçok süngü, kılıç ve kurşun yarası almıştı. Göğsünden girip sırtından çıkan bir süngü ciğerini parçalamış, ayrıca kaburgaları ve sağ köprücük kemiği kırılmıştı. Cerrah olan kayınpederinin tedâvileri neticesinde altı aya yakın bir zamanda ancak kendine gelebildi. Yaralandığı günden itibâren 25 gün boyunca komada yatan bu genç mücâhid, yirmi beşinci günün sonunda kendine gelip gözlerini açınca, başucunda annesini buldu. Ona söylediği ilk sözü “–Anacığım! Namaz vakti geçti mi?” oldu. Çanakkale Savaşı’nda Kılınan Bayram Namazı Çanakkale Harbi’nin devâm ettiği günlerde bir Ramazan bayramı arefesiydi. Cephe kumandanı Vehip Paşa, 9. Tümen’in genç imamını çağırarak mahzun bir şekilde, istemeye istemeye şöyle dedi “–Hâfız! Yarın Ramazan bayramı. Asker toplu olarak bayram namazı kılmak istiyor. Ne dediysem, vazgeçiremedim. Zîrâ böyle bir şey, pek tehlikeli, yâni düşmanın arayıp bulamayacağı toplu bir imhâ fırsatı olur. Münâsip bir dille bunu erâta bir de sen anlatıver!..” İmam Efendi, Paşa’nın yanından henüz ayrılmıştı ki, karşısına nur yüzlü bir zât çıktı ve “–Oğlum! Sakın ola askerlere bir şey söyleme! Gün ola hayır ola; Allâh ne derse, öyle olur.” dedi. Ertesi sabah, herkesi hayrete düşüren ilâhî bir tecellî yaşandı. Gökten hevenk hevenk bulutlar indi ve gönlü Allâh’a kulluk aşkıyla dolup taşan mü’min askerlerin üzerini kapladı. Onları dürbünle gözetleyen düşman kuvvetleri, artık bembeyaz bulutlardan başka bir şey göremiyordu. O sabah, bambaşka bir mânevî heyecan içinde kılınan bayram namazında alınan gür tekbirler, dalga dalga semâya yükseliyordu. Nur yüzlü ihtiyar zât, Fetih Sûresi’nden bir kısım âyetleri tilâvet ederken askerlerin gönüllerinden taşan kelime-i tevhîd sesleri, birer îman sayhası hâlinde düşman saflarından bile duyulmaktaydı. İşte bu esnâda İngiliz kuvvetleri arasında büyük bir kargaşa başgösterdi. Zîrâ çeşitli İngiliz sömürgelerinden kandırılarak getirilmiş bulunan pek çok müslüman asker, yine kendileri gibi Müslüman bir toplulukla savaştıklarını, işittikleri tekbir ve tevhid seslerinden anlamış ve bunun üzerine isyân etmişlerdi. Ne yapacağını şaşıran zâlim İngilizler, onların bir kısmını kurşuna dizdi, diğerlerini de alelacele cephe gerisine çekmek zorunda kaldı. İslâm askerlerinin sînesinde sarsılmaz bir kale olan îman, cephede dahî ibâdetlerini îfâ etmelerini sağlamış ve bunun netîcesinde ilâhî feyz ve yardım inerek bütün orduyu kaplamıştı. Sırat Köprüsünden Hızlı Geçenler Hazret-i Peygamber -aleyhissalâtü vesselâm-, insanların sırat köprüsünden, ibâdetlere verdikleri ehemmiyet nisbetinde hızlı geçeceklerini bildirerek şöyle buyurmuştur “İnsanlar Cehennem’e gelirler, sonra amellerine göre oradan geçerler Onların ilk grubu şimşek hızıyla geçer, ikinci grup rüzgâr gibi geçer. Sonraki bir atlı sür’atiyle, sonraki bir deve binicisi sür’atiyle, sonraki koşarak, en sonraki de yürüyerek geçer.” Tirmizî, Tefsîr, 19/3159 İBADET VE KULLUKTA AMAÇ Hâsılı, ibâdet ve kulluktaki gâye, kalben Allâh ile beraber olabilmektir, yâni mârifetullâh ve muhabbetullâhtır. İbâdetler, îmânın kalpteki tezâhürü kadar kişiye zarâfet ve güzel ahlâk kazandırır. Şevk ve iştiyâk ile yapılan ibâdetler, rûhu derinleştirir ve kulu Allâh’a yakınlaştırır. Kalpte merhamet ve cömertlik duygularını inkişâf ettirir. Cenâb-ı Hak, böyle kullarının gören gözü, işiten kulağı olur. Yâni onların görüşleri, duyuşları, düşünüşleri ve ifâdeleri artık hep ilâhî nûrun cereyânından ibâret hâle gelir. Dipnotlar [1] Kalb-i münîb Fânî câzibelerin esâretinden kurtulup dâimâ aşk ile Allâh’a yönelen kalp. [2] İbn-i Huzeyme, Sahîh, Beyrut 1970, II, 52. [3] Süyûtî, el-Câmiu’s-Sağîr, Mısır 1321, I, 58/364. [4] Hadîs-i şerîfte zikredilen münâfıklık, -Allâhu alem- îtikâdî bakımdan olmayıp ameldeki nifak alâmetidir. [5] Safiye Ünüvar, Saray Hâtıralarım, İstanbul 1964, s. 21. Kaynak Osman Nuri Topbaş, Faziletler Medeniyeti 1, Erkam Yayınları İslam ve İhsan
Selam dostlarım, konumuzda İbadet İle İlgili Ayetler, Kulluk ile ilgili ayetler, Kuran’da ibadet ile ilgili ayetler, İbadet ile ilgili ayetler ve hadisler, Namaz ve ibadet ile ilgili ayetler, İbadet ile ilgili ayetler kısa ve resimli aramalarında sizlere yardımcı olacak şekilde paylaşmaya çalışacağız. Kur’an-ı kerim de geçen İbadet ve Kulluk ile ilgili ayetleri sizler için bir araya getirmeye çalıştık. Eksik ve hatalarımız olabilir. Sizlerde bu konuda eksikler görürseniz lütfen sure ve ayet numarası yazarak yorum bölümünden ekleyiniz. / Türkiye’nin en geniş Güzel sözler, ayetler, hadisler ve atasözleri ve deyimler platformu // Bizleri her türlü sosyal medyadan takip edebilirsiniz. Konumuzun altında linkler mevcuttur. İbadet İle İlgili Ayetler – Kulluk ile ilgili ayetler اِيَّاكَ نَعْبُدُ وَاِيَّاكَ نَسْتَع۪ينُۜ Biz yalnızca Sana ibadet eder ve yalnızca Sen’den yardım dileriz.. Fatiha suresi وَمَا خَلَقْتُ الْجِنَّ وَالْاِنْسَ اِلَّا لِيَعْبُدُونِ Ben cinleri ve insanları ancak beni tanıyıp bana kulluk etsinler diye yarattım. Zâriyât suresi اَلَّذ۪ي خَلَقَ الْمَوْتَ وَالْحَيٰوةَ لِيَبْلُوَكُمْ اَيُّكُمْ اَحْسَنُ عَمَلًاۜ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْغَفُورُۙ O ki, hanginizin daha güzel işler yapacağını denemek için ölümü ve hayatı yarattı. Kudreti dâimâ üstün gelen ve günahları çok bağışlayan yalnız O’dur. Mülk suresi 2. ayet Meali فَاذْكُرُون۪ٓي اَذْكُرْكُمْ وَاشْكُرُوا ل۪ي وَلَا تَكْفُرُونِ۟ Beni anın hatırlayın ki ben de sizi anayım. Bakara suresi قُلْ اِنَّ صَلَات۪ي وَنُسُك۪ي وَمَحْيَايَ وَمَمَات۪ي لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَۙ De ki Benim namazım, ibadetim, hayatım ve ölümüm hep âlemlerin Rabbi Allah içindir. Enam suresi قُلْ اِنّ۪ي نُه۪يتُ اَنْ اَعْبُدَ الَّذ۪ينَ تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِۜ قُلْ لَٓا اَتَّبِعُ اَهْوَٓاءَكُمْۙ قَدْ ضَلَلْتُ اِذًا وَمَٓا اَنَا۬ مِنَ الْمُهْتَد۪ينَ Rasulum De ki “Şüphesiz ki bana, Allah’tan başka yalvardıklarınıza ibadet etmem yasaklandı”. De ki “Sizin çarpık isteklerinize uymayacağım, eğer uyarsam o zaman sapıtmış olur, doğru yolda gidenlerden olmamış olurum”. Enam suresi لَقَدْ كَفَرَ الَّذ۪ينَ قَالُٓوا اِنَّ اللّٰهَ هُوَ الْمَس۪يحُ ابْنُ مَرْيَمَۜ وَقَالَ الْمَس۪يحُ يَا بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ اعْبُدُوا اللّٰهَ رَبّ۪ي وَرَبَّكُمْۜ اِنَّهُ مَنْ يُشْرِكْ بِاللّٰهِ فَقَدْ حَرَّمَ اللّٰهُ عَلَيْهِ الْجَنَّةَ وَمَأْوٰيهُ النَّارُۜ وَمَا لِلظَّالِم۪ينَ مِنْ اَنْصَارٍ Andolsun, “Allah, Meryem’in oğlu Mesih’tir” diyenler elbette kâfir olmuşlardır. Oysa Mesih onlara “Ey İsrailoğulları, hem benim, hem de sizin Rabbiniz olan Allah’a ibadet edin. Kim Allah’a ortak koşarsa, şüphesiz Allah ona cenneti haram kılmıştır ve onun varacağı yer cehenemdir. Zalimlerin yardımcıları da yoktur” demişti. Maide suresi وَاعْبُدُوا اللّٰهَ وَلَا تُشْرِكُوا بِه۪ شَيْـًٔا وَبِالْوَالِدَيْنِ اِحْسَانًا وَبِذِي الْقُرْبٰى وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينِ وَالْجَارِ ذِي الْقُرْبٰى وَالْجَارِ الْجُنُبِ وَالصَّاحِبِ بِالْجَنْبِ وَابْنِ السَّب۪يلِۙ وَمَا مَلَكَتْ اَيْمَانُكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ مَنْ كَانَ مُخْتَالًا فَخُورًاۙ Allah’a ibadet edin ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Sonra anaya, babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, akraba olan komşulara, yakın komşulara, yanında bulunan arkadaşa, yolda kalanlara, sahip olduğunuz kölelere iyilik edin. Şüphesiz Allah, kibirlenen ve övünen kimseyi sevmez. Nisa Suresi فَاِذَا قَضَيْتُمْ مَنَاسِكَكُمْ فَاذْكُرُوا اللّٰهَ كَذِكْرِكُمْ اٰبَٓاءَكُمْ اَوْ اَشَدَّ ذِكْرًاۜ فَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَقُولُ رَبَّنَٓا اٰتِنَا فِي الدُّنْيَا وَمَا لَهُ فِي الْاٰخِرَةِ مِنْ خَلَاقٍ Nihayet hac ibadetlerinizi bitirdiğiniz zaman, önceleri babalarınızı andığınız gibi, hatta daha kuvvetli bir anışla Allah’ı anın. İnsanlardan kimisi “Ey Rabbimiz! Bize dünyada ver!” der. Onun için ahirette hiçbir kısmet yoktur. Bakara suresi – İbadet İle İlgili Ayetler resimli صِبْغَةَ اللّٰهِۚ وَمَنْ اَحْسَنُ مِنَ اللّٰهِ صِبْغَةًۘ وَنَحْنُ لَهُ عَابِدُونَ “Biz, Allah’ın boyasıyla boyanmışızdır. Boyası Allah’ınkinden daha güzel olan kimdir? Biz ona ibadet edenleriz” deyin. Bakara suresi – اَمْ كُنْتُمْ شُهَدَٓاءَ اِذْ حَضَرَ يَعْقُوبَ الْمَوْتُۙ اِذْ قَالَ لِبَن۪يهِ مَا تَعْبُدُونَ مِنْ بَعْد۪يۜ قَالُوا نَعْبُدُ اِلٰهَكَ وَاِلٰهَ اٰبَٓائِكَ اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْمٰع۪يلَ وَاِسْحٰقَ اِلٰهًا وَاحِدًاۚ وَنَحْنُ لَهُ مُسْلِمُونَ Yoksa siz de olaya şahit mi oldunuz; Yakub’a ölüm hali gelip çattığı zaman, oğullarına; “Benden sonra neye ibadet edeceksiniz?” dediği zaman, oğulları; “Senin Allah’ına ve ataların İbrahim, İsmail ve İshak’ın Allah’ına, tek olan o Allah’a ibadet edeceğiz. Biz ancak O’na boyun eğen müslümanlarız.” dediler. Bakara suresi – رَبَّنَا وَاجْعَلْنَا مُسْلِمَيْنِ لَكَ وَمِنْ ذُرِّيَّتِنَٓا اُمَّةً مُسْلِمَةً لَكَۖ وَاَرِنَا مَنَاسِكَنَا وَتُبْ عَلَيْنَاۚ اِنَّكَ اَنْتَ التَّوَّابُ الرَّح۪يمُ Ey bizim Rabbimiz, hem bizim ikimizi yalnız senin için boyun eğen müslümanlar kıl, hem de soyumuzdan yalnız senin için boyun eğen müslüman bir ümmet meydana getir ve bize ibadetimizin yollarını göster, tevbemize rahmetle bakıver. Hiç şüphesiz Tevvâb sensin, Rahîm sensin. Bakara suresi – وَاِذْ جَعَلْنَا الْبَيْتَ مَثَابَةً لِلنَّاسِ وَاَمْنًاۜ وَاتَّخِذُوا مِنْ مَقَامِ اِبْرٰه۪يمَ مُصَلًّىۜ وَعَهِدْنَٓا اِلٰٓى اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْمٰع۪يلَ اَنْ طَهِّرَا بَيْتِيَ لِلطَّٓائِف۪ينَ وَالْعَاكِف۪ينَ وَالرُّكَّعِ السُّجُودِ Biz ta o zaman bu Beyt’i, insanlar için bir sevap kazanma ve bir güven yeri kıldık. Siz de Makam-ı İbrahim’den kendinize bir namazgah edinin. Ayrıca İbrahim ile İsmail’e şöyle ahid verdik “Beytimi, hem tavaf edenler için, hem ibadete kapananlar için, hem de rükû ve secde edenler için tertemiz tutun!” Bakara suresi – وَاعْبُدْ رَبَّكَ حَتّٰى يَأْتِيَكَ الْيَق۪ينُ Gözlerden perdeyi kaldırıp her gerçeği ortaya çıkaracak ölüm sana gelip çatıncaya kadar da Rabbine kulluğa devam et! Hicr suresi İbadet İle İlgili Ayetler konumuzdan sonra sitemizde bulunan İbadet ile ilgili diğer konularımıza da bakabilirsiniz… Semih YAŞAR İbadet ile ilgili sözler Eski sitemizden yorumlar… Adsız Misafir – Saol ALLAH razı olsun ama biraz kısa olmuş dilek – ellinize sağlık çok işime yaradı adklşjgfdömnbvdryıolşşçk – gayet güzel ama daha çok olsa daha güzel olur zeynep nur – ödevimi yapmamda bana yardımcı oldu çok teşekkürler zeynep tuvana – pelin – hazırlayandan Allah razı olsun . gerçekten çok işime yaradı. ismini vermek istemeyen öğrenci 😀 – Bencede cidden biraz daha arttirilmasi gerek. beyda – Bu ne ya allah allah allah ecem – icerigi cok az daha fazla bilgi gerekli ama yinede yardımcı oldu allah razı olsun memet – icerıgınız cok kısa ve yetersız daha fazla ıcerıgı cogaltmanız gerek begenı kazanıp herkeze yardımcı olabılmek icin Onur – Cok guzel ellerinize saglik RABİA – ALLAH BU SİTEYİ AÇANDAN RAZI OLSU AMİN besa – 8 tane daha yazabilri misiniz lütfen 🙂 ela – çok tekkür ederim,harika bir site melisa soyar – çoookk gzl bir site üye olacağımm 🙂 Esra – gerçekten çok güzel bir sayfa artık ödevlerimi hep burdan yapıcam ya – daha yokmu yaaa allah allah eda – ödevimi burdan yaptım. yoksa 0 alcaktım nurseda – çok güzel bir sayfa ödevime çok yardımcı oldu
İbadet ile ilgili ders notları Haklar, Özgürlükler ve Din HAKLAR, ÖZGÜRLÜKLER VE DİN Her insan doğumla birlikte bazı hak ve özgürlüklere sahiptir Yaşama, sağlık, eğitim, özel yaşamın gizliliği, ibadet hakkı, düşünce ve inanç özgürlüğü… Bunların başında gelir. İslam a göre bütün insanlar aynı anne-babadan türemiştir ve Oku İbadet Nedir? Niçin İbadet Ederiz? Yararları, İbadetle İlgili Kavramlar İBADET NEDİR? Allah'a kulluk etmek, saygı göstermek, O'nun buyruklarını yerine getirmek ve yasaklarından kaçınmak, demektir. "Rabbinize ibadet edin ve iyi işler yapın ki kurtuluşa eresiniz. "Hac Suresi, 77. âyet İnsanın inancı gereği Allah'ın hoşnutluğunu ve sevgisini kazanmak için kulluk bilinciyle yaptığı herDevamını Oku Başlıca İbadetler, Caminin Bölümleri BAŞLICA İBADETLER 1. NAMAZ İslam'ın beş temel şartından birisidir. ▪Allah, ergenlik çağına gelmiş, akıl sağlığı yerinde olan her Müslümana namazı farz kılmıştır. ▪Namaz, Allah'ın rızasını kazanmak ve verdiği nimetlere teşekkür etmek için kılınır. ▪"İman eden kullarıma söyle Namazlarını dosdoğru kılsınlarDevamını Oku Salih Amel, İbadetlerin Faydaları, Rabbenâ Duaları ve Anlamları GÜZEL İŞ VE GÜZEL DAVRANIŞ SALİH AMEL ▪SALİH AMEL İnsanın kendisine ve çevresine yararlı olmak amacıyla Allah rızası için yaptığı her güzel iş ve davranışa denir. ▪ALLAH, insanlardan, kötülükten kaçınıp güzel işler yapmalarını istemektedir. ▪ALLAH, yaşlıları, kimsesizleri koruyup gözetmeyi, yoksullaraDevamını Oku Güzel İş ve Davranış Salih Amel Güzel İş ve Davranış Salih Amel; Salih amel, kelime anlamı olarak güzel davranış demektir. İnsanın kendisine ve çevresine yararlı olmak amacıyla Allah rızası için yaptığı her güzel iş ve davranış, salih amel olarak Oku Başlıca İbadetler BAŞLICA İBADETLER Peygamberimiz şöyle buyurmuştur İslam beş temel esas üzerine kurulmuştur Allah'tan başka ilah bulunmadığını Hz. Muhammed'in kulu ve elçisi olduğunu kabul etmek, namaz kılmak, zekât vermek, hacca gitmek, oruç Oku İbadet Nedir ve Niçin Yapılır? İbadetlerle İlgili Kavramlar NEDİR VE NİÇİN YAPILIR // İbadet Yüce Rabbimize saygı göstermek, O'na karşı kulluk görevlerimizi yerine getirmek demektir. İbadet sadece Allah için yapılmalıdır. "Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize kulluk ediniz..."Bakara suresi, 21. AyetDevamını Oku Muharrem Ayı ve Aşure Gününün Anlamı-Önemi Muharrem Ayı ve Aşure Gününün Anlamı-Önemi icrî Senenin ilk ayı olan Muharrem ayının 10. günü Aşure Günüdür. Muharrem ayının diğer aylar arasında ayrı bir yeri olduğu gibi, Aşure Gününün de diğer günler içinde daha mübarek ve bereketli bir konumu Gününün AllahDevamını Oku Haccın farzları Haccın farzları üçtür. Biri yapılmazsa hac sahih olmaz. 1- Haccı ihramlı yapmaktır. 2- Vakfeye durmak. Arefe günü, Arafat'ın, Vadi-yi Urene denilen yerinden başka herhangi bir yerinde, öğle ve ikindi namazlarından sonra vakfeye Oku Son Eklenen Ders Notları Vitaminler ve Bu Vitaminlerin Görevleri Nelerdir?Almanca Ders İsimleri, Almanca Ders AdlarıKompozisyon Yazmanın Metodu YöntemiAlmanca Hayvanlar - die TiereHalka Hizmet Veren KurumlarOlayların özellikleri nelerdir? Olayların Çok Boyutluluğu Ders Notları Ekleyin Ders Notları Ana Sayfa İbadet ile ilgili ders notları
Kainatı yaratan, idare eden, kendisine ibadet edilen tek ve en yüce varlık olan Allah'a iman; ibadet esaslarının birincisi ve temelidir. Allah'a iman, Allah'ın var ve bir olduğuna, bütün üstünlük sıfatlarıyla nitelenmiş ve noksan sıfatlardan uzak ve yüce bulunduğuna inanmaktır. Bir başka deyişle Allah hakkında vacip, caiz ve imkansız sıfatları bilip öylece kabul etmektir. Peki, ibadet etmenin önemi ilgili ayetler ve hadisler nelerdir? Giriş Tarihi 1518 Güncelleme Tarihi 0156 1 20 "Göklerin ve yerin gizlisi gaybı yalnız Allah'a aittir. Her iş O'na döndürülür. Öyleyse O'na kulluk et ve O'na güvenip dayan! Rabbin yapmakta olduklarınızdan habersiz değildir." 11/Hûd 123 2 20 "Senden önce hiçbir peygamber göndermedik ki ona, "Benden başka ilâh yoktur, şu halde bana kulluk edin" diye vahyetmiş olmayalım." 5/Mâide 72 3 20 "Allah'a kulluk edin ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anababaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa, yolcuya, ellerinizin altında bulunanlara iyi davranın. Allah kendini beğenen ve böbürlenip duran kimseyi asla sevmez." 4/Nîsa 36 4 20 Andolsun ki Nûh'u elçi olarak kavmine gönderdik. Dedi ki "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin; sizin O'ndan başka tanrınız yoktur. Doğrusu ben, üzerinize gelecek büyük bir günün azabından korkuyorum." 7/A'râf 59 5 20 De ki "Rabbim adaleti emretti. Her secde ettiğinizde yüzlerinizi O'na çevirin, kendisine içten bir inanç ve bağlılıkla O'na yalvarın! İlkin sizi yarattığı gibi yine O'na döneceksiniz." 7/A'râf 29
ibadetin gizliliği ile ilgili ayetler