Karabekir’e göre doğuda kendisi milli hükümet kurabilecekken, Mustafa Kemal’in İstanbul’da padişah hükümetinde görev alıp, değerli arkadaşlarını da etrafında toplama endişesi nedeniyle şahsından fedakârlık yaparak Mustafa Kemal’i doğuya davet edip milli hareketin başına geçmesini teklif ettiğini söylemektedir. Mustafa Kemal, 1905 yılında Şm'da 5. Ordu'da, 1907'de Makedonya'daki 3. Ordu'da görevlendirildi. Manastır ve Selanik'te görevli iken 1909'da İstanbul'daki (31 Mart Vak'ası) ayaklanmayı Hatta 4 Aralık 1922 tarihinde İzmir’den Başkumandan Mustafa Kemal Paşa’ya gönderilen telgrafta Musul’a yönelik olarak icra edilecek harekâta dair çekilen telgrafta daha detaylı bilgiler veriliyordu. [71]: “İzmir’den, 4.12.1338 (1922) Harp Telgrafı. Başkumandan Mustafa Kemal Paşa Hazretlerine, 1. AtatürkTürk Milleti İçin Neler Yapmıştır, Atatürk’ün Yaptığı Fedakarlıklar. Mustafa Kemal Atatürk, Türk ulusunu yükseklere taşınması için milli mücadeleyi başlatarak Türk milletinin azmi ve inancı sayesinde Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasını sağlamıştır. Liderlik özellikleri altında milyonlarca kişinin MustafaKemal,Doğu Anadolu’da sivil ve askeri kurumlara emretme yetkisini de alarak 16 Mayıs 1919 tarihinde Samsun’a hareket etti. Asıl amacı milli mücadeleyi başlatmak ve organize etmek olan Mustafa Kemal arkadaşlarıyla birlikte 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun’a ayak bastı. hKmWNe. Mustafa Kemal’in, halkı Millî Mücadele’ye yönlendirmek ve ulusal egemenliği gerçekleştirmek amacıyla yaptığı çalışmaları araştırınız. Mustafa Kemal Milli Mücadeleyi yönlendirmek için yaptığı çalışmalar şunlardır;Mustafa Kemal’in, halkı Millî Mücadele’ye yönlendirmek ve ulusal egemenliği gerçekleştirmek amacıyla yaptığı çalışmaları Mayıs 1919 Samsun’a Mayıs 1919 Havza Genelgesi22 Haziran 1919 Amasya Genelgesi23 Temmuz-7 Ağustos 1919 Erzurum Kongresi4-11 Eylül 1919 Sivas Kongresi20-22 Ekim Amasya görüşmeleriİLAVE BİLGİKurtuluş Savaşı, İstiklâl Harbi veya Millî Mücadele, I. Dünya Savaşı’ndan yenik çıkan Osmanlı İmparatorluğu’nun İtilaf Devletleri’nce işgali sonucunda Misak-ı Millî sınırları içinde ülke bütünlüğünü korumak için girişilen çok cepheli siyasi ve askeri mücadele. 1İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük ders kitabı cevapları Mustafa Kemal’in yerinde siz olsaydınız milli bilinci uyandırmak amacıyla neler yapardınız? Milli Mücadele’de Mustafa Kemal’in yaptıkları sayesinde kurtuluş ateşi yanmıştır. Ben onun yerinde olsaydım….Ülkenin ileri gelenlerini toplar halka milli mücadeleyi anlatmalarını miting ve gösterilerle halka gerçekleri anlatırdımİşgalci ülkelerin gerçek amaçlarını çeşitli yerlerinde birlik ve beraberlik toplantıları yapardımÜlkeyi korumayan padişah ve hükümetin görevden ayrılmalarını isterdimÜlkenin silah, mühimmat, giyecek vb. savaş için gerekli güçlerini tek elde toplamaya çalışırdımÜlkemiz için dost olan ülkelerle yardım anlaşmaları Kemal’in yaptıklarını yapmak Kemal ve Türk Milleti gerekeni yapmıştır. Bize susmak ve sadece alkışlayıp, Allah Razı olsun demek düşer…İLAVE BİLGİKurtuluş Savaşı, İstiklâl Harbi veya Millî Mücadele, I. Dünya Savaşı’ndan yenik çıkan Osmanlı İmparatorluğu’nun İtilaf Devletleri’nce işgali sonucunda Misak-ı Millî sınırları içinde ülke bütünlüğünü korumak için girişilen çok cepheli siyasi ve askeri mücadele. [ 1 , 2 , 3 , 4 ]. 1Sosyal Bilgiler ders kitabı cevapları Mustafa Kemal Paşa, 9'uncu Ordu Kıtaları Müfettişliği görevi için gerekli hazırlıkları tamamladıktan sonra 16 Mayıs 1919'da Bandırma Vapuru ile İstanbul'dan ayrılmış; 19 Mayıs 1919'da Samsun’a ayak basmıştır. Mustafa Kemal Paşa’nın yetki belgesinde kendisine verilen görev; Orta Karadeniz Bölgesi'nde var olan eşkıyalık olaylarını önlemek, Türkler tarafından işgal olaylarına tepki amacıyla teşkil edilen cemiyetleri dağıtmak, Mondros Mütarekesi hükümleri gereği müfettişlik bölgesindeki silah ve cephaneyi toplayıp merkeze göndermek şeklinde belirlenmişti. Mustafa Kemal Paşa, Samsun’a çıktıktan sonra, görev bölgesinde bulunan vali ve kolordu komutanlarına bir emir yazarak, devamlı kendisi ile irtibatta olmalarını ve aldıkları her türlü bilgiyi kendine aktarmalarını içinde bulunduğu ağır şartlar karşısında, ve bu kargaşa ortamında ciddi ve gerçek kararın ne olabileceğini kısa sürede tespit eden Mustafa Kemal Paşa, amacını “Millî egemenliğe dayanan, kayıtsız, şartsız yeni bir Türk Devleti kurmak” şeklinde belirlemiştir. Samsun’da kısa bir durum değerlendirmesi yaptıktan sonra Havza’ya geçen Mustafa Kemal Paşa, Türk milletinin birlik ve beraberliğini sağlamak için toplantılar yapmıştır. Cengiz Kumrular 19 Mayıs 2021 Bu yıl 19 Mayıs’ın ayrı bir önemi var; Atatürk’ün Samsun’a çıkarak dört yıl sürecek olan Kurtuluş Savaşını başlatmasının 102. yıl dönümünü kutluyoruz. “16 Mayıs 1919 Cuma günü Padişah Vahdettin ile cuma selamlığında son kez görüşüp veda eden Mustafa Kemal Paşa saat 1600’da Bandırma Vapuruna binerek 9. Kolordu Müfettişlik karargahında görevlendirilen 55 kişi ile İstanbul’da ayrıldı. Zorlu ve endişeli bir yolculuktu. Ama vukuatsız tamamlanarak 19 Mayıs 1919 günü sabah 0600’da Samsun’a ulaşıldı.” Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu için bir mihenk taşı olan bu tarihi hazırlayan dönemin koşulları; toplumsal ve siyasi dinamikleri bilmek, 1919’dan bugüne gelen kazanımların anlaşılması için de ışık tutuyor. Anadolu’da halk direnişleri. Sürecin kısaca arka planına bakmak gerekirse; Osmanlı Devletinin Birinci Dünya Savaşındaki yenilgisini saptayan ve 30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros Mütarekesi sonrasında Anadolu’nun birçok bölgesi düşman işgaline uğramıştı ve halk bu işgallere karşı direniş gösteriyordu. Galip devletlere gerekli gördükleri yerleri işgal etme hakkı tanıyan Mondros Mütarekesi’nin yedinci maddesi karşısında, Anadolu ve Trakya’da sivil halk tarafından Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri toplanıyordu. “Geldikleri gibi giderler.” 13 Kasım’da Birinci Dünya Savaşı’nın galibi İtilaf Devletleri’nin donanmasının Boğazlar üzerinden İstanbul’u işgal etmesi üzerine Mustafa Kemal Paşa, tarihe kazınacak o ünlü sözünü söyleyecekti “Geldikleri gibi giderler.” İtilaf Devletleri’nin Anadolu’da birçok noktayı işgal ettiği bir ortamda 9. Ordu müfettişi olarak Samsun’a olayları yerinde gözlemleyip önlem almak üzere gönderilen Mustafa Kemal Paşa’ya geniş yetkiler verilmişti. Bir millet uyanıyor. Ancak, bağımsız ve ulusal egemenliğe dayalı yeni bir devlet kurulması gereğine inanan Mustafa Kemal Paşa’nın Milli Mücadele’yi örgütlemek için 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkışı, kendisinin ifadesiyle “bir milletin uyanmasını” tetiklemiş oldu. Ardından 21 Haziran’da Amasya Genelgesi’nin yayımlanması, İngiliz işgal yönetiminin baskısı altındaki İstanbul hükümeti ile ilişkilerin gerilmesi, ardından da Erzurum ve Sivas kongreleriyle birlikte işgalci güçlere karşı halkın desteğiyle başlayan Kurtuluş Savaşı. Amasya Genelgesi ile Erzurum ve Sivas kongrelerinde alınan kararlar, milletin bizzat kendi azmiyle ve sivil halk unsurlarıyla ulusal egemenliğin sağlanacağının altını çizmiş oldu. Birinci Meclis’in kurulması. Mustafa Kemal Paşa ise 9 Temmuz itibariyle askerlik görevinden istifa edip bu mücadele sürecini sivil bir unvanla yürüttü. Tüm süreç Ankara’da 23 Nisan 1920’de kurulan Birinci Meclis tarafından yönetildi. Marmara Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi tarih bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Ali Satan, Atatürk’ün Samsun’a çıkışını hazırlayan dönemin koşulları arasında birkaç gelişmeye dikkat çekiyor “Osmanlı İmparatorluğu merkezinde öncelikle askeri bürokrasi ve fakat onlarla sınırlı kalmayan etkin çevrelerde Mütareke’den beklenen “haysiyetli barış” umudu kaybedilmişti. Anadolu’da ve İstanbul’da Mütareke’ye aykırı işgaller diplomasi ile netice almanın mümkün olmadığı kanaatini güçlendirmiştir.” Dolayısıyla, Satan’a göre, Nisan 1919’dan itibaren İstanbul’da “askeri seçenek” masaya yatırılmaya başlanmıştı ve bunun sonucunda Osmanlı Genelkurmayı, Sadaret/Başbakanlık ve Saray’ın onayı ile başta Mustafa Kemal Paşa olmak üzere pek çok değerli subay Anadolu’da görevlendirilmişlerdi. “Özellikle Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a gönderilmesini kolaylaştıran bir gelişme ise bölgedeki Rum çeteler ile Türkler arasında asayiş sorununun yaşanması ve İngiltere’nin bölgede asayişin sağlanması için Nisan 1919’da Osmanlı devletine nota vermiş olmasıdır,” diyor Satan “Osmanlı Genelkurmayı bu notayı fırsata çevirerek Mustafa Kemal Paşa ve maiyetinde 55 kişiyi Samsun’a göndermiştir. Resmi görevi asayişi sağlamak, bölgedeki silahları toplamak iken Mustafa Kemal Paşa’nın asıl işi milli direnişi örgütlemektir.” Atatürk’ün Samsun’a çıkış yolculuğu “16 Mayıs 1919 Cuma günü Padişah Vahdettin ile cuma selamlığında son kez görüşüp veda eden Mustafa Kemal Paşa saat 1600’da Bandırma Vapuruna binerek 9. Kolordu Müfettişlik karargahında görevlendirilen 55 kişi ile İstanbul’da ayrıldı. Zorlu ve endişeli bir yolculuktu. Ama vukuatsız tamamlanarak 19 Mayıs 1919 günü sabah 0600’da Samsun’a ulaşıldı.” Satan’a göre; Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’dan başlatıp Havza, Amasya, Erzurum, Sivas ve Ankara güzergahında gerçekleştirdiği eylemler Milli Mücadeleyi başlatmamış, ama Milli Mücadele fikrindeki bütün unsurları bir araya toplayabilmiş ve aynı hedefe yönlendirebilmiştir. Bu dinamikler de Milli Mücadelenin başarısını sağlayacaktır. 19 Mayıs’ın 100. yılında istiklal mücadelesine daha geniş açıdan ve bütün unsurlarıyla bakmak gereklidir. “Anadolu ve Trakya’daki sivil halk inisiyatifi, İstanbul’un desteği, din adamlarının katkısı yok sayılarak bir milli mücadele tarihi yazılamaz. Milli Mücadele bir rejim davası değil vatan müdafaasıdır. Millet vatanın, Padişah ve Halifenin düşman işgalinden kurtarılması büyük davası etrafında kenetlenmiştir. Rejim sorunu zafer sonrasının konusudur,” diye açıklıyor Satan. Millet büyük bir dava etrafında kenetlenmişti… Tarihçi Satan, Mustafa Kemal Paşa’yı Türk tarihinde ayrıcalıklı kılanın, Kurucu Cumhurbaşkanlığı yolunu açanın, bu yıllardaki askeri ve siyasi liderlik özellikleri olduğunun altını çiziyor “1919-1922 sürecinde iktidar İstanbul’dan Ankara’ya transfer olmuştur. Askeri zafer sonunda artık yeni Türkiye’nin veya Cumhuriyet rejiminin önünde bir engel kalmamıştır.” Büyük Nutku’na Samsun’a çıkışıyla başlayan Ulu Önder, 19 Mayıs 1919 tarihini aynı zamanda kendi “doğum günü” olarak zikreder. “Şu çeşmenin ardından kalpaklı süvariler geçti, anladım, Kemal’in askerleri” Oradaki bir Anadolu annesinin sözünü de aktarmadan geçmeyeyim. Dedi ki Biz yana kavrula ordumuzun taarruza geçip bizi kurtarmasını bekliyorduk. Sonra bir gün, gösterdi şu çeşmenin ardından başı kalpaklı süvariler rüzgar gibi geçip gittiler, anladım bizimkilerdi. Köye çığlığı bastım Kemal’in askerleri!’ Bu Kemal’in askerleri deyimi benim içimi titretmişti o zaman. Yani çok halktan bir insan, Gazi’nin demiyor, Başkomutan’ın demiyor, Paşa’nın demiyor, Kemal diyor. Canından birinden bahseder gibi. O Kemal’in askerleri deyimini birkaç yerde anlattım. Çok da kullanılır oldu. O zamanlar şunu gördüm Bu bir avuç Anadolu insanı, emperyalizme karşı, dünyayı dize getirmiş emperyalizme karşı, belki bilinçsiz bir tepki gibi, belki derinden gelen bir içgüdüyle karşı durmaya başladı. Turgut Özakman Bütün ümidim gençliktedir. 19 Mayıs’ın 101. Yıl Dönümünü Kutluyoruz Milli Mücadeleyi Başlatan Koşullar Başımıza neler örülmek istenildiği ve nasıl mukavemet ettiğimiz ve daha doğrusu milletin arzu ve emellerine uygun ve onun yardımlarıyla nasıl çalıştığımız görülmeli ve gelecek nesiller için ibret ve intihabı mucip olmalıdır. Zaten her şey unutulur. Fakat biz her şeyi gençliğe bırakacağız, o gençlik ki hiçbir şeyi unutmayacaktır; istikbal ümidinin parlak çiçekleri onlardır… Bütün ümidim gençliktedir. Kaynaklar 1, 2, 3 İlginizi çekebilecek diğer içerikler Atatürk’ün Bütün Ümidini Bağladığı Gençlik İle İlgili Söylediği 15 Söz Dünya Lideri Olmak Atatürk’ün İzine Rastlayabileceğiniz 25 Dünya Şehri Dünyanın Atatürk’ün Ne Kadar Büyük Bir Lider Olduğunu Anlattığı 30 Söz Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün, milli mücadele planlarıyla, 19 Mayıs 1919'da ilk adımı attığı Samsun, 101. yılında da ulusal kurtuluş mücadelesindeki rolünün ve Büyük Önder'in izlerini gururla muhabirinin tarihi kaynaklardan derlediği bilgilere göre, Limni adasının Mondros Limanı'nda demirli Agamemnon zırhlısında, 30 Ekim 1918 akşamı Mondros Mütarekesi imzalanır. Çanakkale'de Türk askerinin destan yazmasına rağmen, düşman gemileri Çanakkale Boğazı'ndan geçerek İstanbul'a demirler, 15 Mayıs 1919'da İzmir İşgal Bölgesi ise işgal güçlerinin iştahını kabartmaktadır. İngiltere, Yunanistan'ın Karadeniz kıyılarında bir Pontus Rum devleti kurma isteğine destek vermektedir. Mondros Ateşkes Antlaşması'nın, "İtilaf Devletleri, güvenliklerini tehdit edecek bir durumun ortaya çıkması halinde herhangi bir stratejik yeri işgal etme hakkına sahip olacaktır." maddesi Rum çetelerine güç ve çevresindeki Rumlar, 17-18 Mart 1919 tarihinde Samsun'a asker çıkaran İngilizleri de arkalarına alıp, yaptıkları çete baskınlarıyla kargaşa çıkararak bölgeyi İtilaf Devletleri'nin işgaline açmak yılının mart ve nisan aylarında Rum çetelerinin saldırıları artmaya başlar ve Türk çetelerinin kargaşa çıkardığı iddia edilerek İngilizler, Osmanlı hükümetine 21 Nisan 1919'da bölgede asayişin sağlanması için nota verir. "Eğer siz asayişi sağlayamazsanız biz Samsun'a çıkıp bölgeyi işgal edeceğiz" anlamı taşıyan notanın ardından Mustafa Kemal 9. Ordu Müfettişi olarak Şişli'deki evinden 16 Mayıs'ta annesi ve kardeşi ile vedalaşarak ayrılan Mustafa Kemal Atatürk'e, vapura binmeden, "Bandırma Vapuru'nun Karadeniz'de batırılacağı" istihbaratı iletilir. Atatürk, o gün yaşadıklarını şöyle anlatır"Bir an yalnız kaldım ve düşündüm. Bu dakikada düşmanların elinde idim. Bana her istediklerini yapamazlar mıydı? Beynimden bir şimşek geçti. Tutabilirler, sürebilirler, fakat öldürmek! Bunun için beni Karadeniz'in coşkun dalgaları arasında yakalamak lazımdır. Bu ihtimal mantıklı idi. Ancak benim için artık yakalanmak, tutuklanmak, sürülmek, düşüncelerimi yapmaktan alıkonmak hepsi ölmekle denk idi. Hemen karar verdim, otomobile atlayarak Galata rıhtımına geldim." Büyük Önder, zihnindeki kurtuluş mücadelesi planlarıyla, Bandırma Vapuru ile İstanbul'dan yola çıkar. Bandırma Vapuru, Kız Kulesi önünde durdurulur. İtilaf devletleri askerleri vapurda denetim yaptıktan sonra Bandırma Vapuru yoluna devam eder. Mustafa Kemal, kaptan İsmail Hakkı Durusu'ya, sahile yakın bir rota çizmesini Vapuru, üç gün sonra Sinop'a varır. Mustafa Kemal Sinop'ta karaya çıkar. Samsun'a kara yoluyla gitmek için yolun durumunu ve araç sorar. Ancak ne yol ne araç vardır. Aldığı bu yanıtla Mustafa Kemal ve beraberindekiler tekrar vapura varış19 Mayıs 1919 Pazartesi günü Bandırma Vapuru Samsun sahiline demir atar. Mustafa Kemal ve arkadaşlarını, ilk olarak Havuzlu İsmail'in kullandığı sandalla Kurmay Binbaşı Mahmut Ekrem Bey Dünya Savaşı'nda Ruslar tarafından kentin bütün iskeleleri bombalanmış ancak bir tek kentte sigara üreten Fransızlara ait Reji İskelesi sağlam kalmıştır. Mustafa Kemal ve arkadaşları, Samsun'a ilk adımlarını, diğer adı Reji İskelesi olan Tütün İskelesi'nden atar. Karakaş Mustafa lakaplı kayıkçının karaya çıkardığı Mustafa Kemal ve arkadaşlarını Samsun'da küçük bir grup karşılar. Karşılamada Samsun Mutasarrıfı İbrahim Ethem Bey bulunmamaktadır. Mutasarrıf rahatsız olduğunu belirterek yerine Muhasebe Müdürü Osman Bey'den heyeti karşılamasını ve ağırlama işleriyle ilgilenmesini istemiştir."Dokuzuncu Ordu Kıtaları Müfettişi ve Padişahın Fahri Yaveri Mirliva Mustafa Kemal Paşa" unvanı ile Mustafa Kemal, "Saat Samsun'a ulaşarak görevine başladığına" dair İstanbul'a telgraf Kemal ve arkadaşları kalabalık oldukları için tek otele yerleştirilemezler. Atatürk ve maiyetindekilerden bir kısmı, Jean İonnis Mantika'ya ait olan ''Mantika Palas''a yerleştirilir, diğerleri ise bugünkü Samsun Ticaret ve Sanayi Odasının yerinde bulunan o zamanki Karadeniz Oteli'nde geçişAtatürk Samsun'da 6 gün kalır, 25 Mayıs'ta Havza'ya geçer. İngilizleri şüphelendirmemek için Atatürk, böbrek sancılarının artttığını ve Havza'nın kaplıcalarının kendisine iyi geleceğini belirterek kentten ve arkadaşları, eski bir araçla Havza'ya doğru yola çıkar. Yollar bozuktur ve araç birkaç kez arızalanır. Araçtan inen Atatürk ve arkadaşları, doğanın güzelliğine kendilerini kaptırarak bir süre "Dağ başını duman almış, gümüş dere durmaz akar, güneş ufuktan şimdi doğar, yürüyelim arkadaşlar" marşını söyleyerek yol alır. Mustafa Kemal, Havza'da Mesudiye Oteli'nde, beraberindekiler ise Ali Osman Ağa'nın konağında Havza'da Milli Mücadele'yi örgütlemek için uygun ortamı bulur. İlk Müdafa-i Hukuk Cemiyeti, Havza'da kurulur. Teşkilat, ilk toplantısını "Taş Mektep" yani şimdiki Merkez İlköğretim Okulunda yapar. İlk miting Havza'da yapılır. Mustafa Kemal Paşa'nın talimatıyla gerçekleştirilen mitingde, İzmir'in işgali protesto edilir. İlk genelge yine Havza'da yayımlanır, 28 Mayıs'ta yayımlanan Havza Genelgesi, tüm valilikler, kolordu komutanlıkları ve bağımsız mutasarrıflıklara Genelgesi, Atatürk'ün Samsun'a çıktıktan sonra ilk resmi tepkisi olması dolayısıyla tarihte büyük öneme sahiptir. Atatürk, bu genelgeyle halkın işgallere tepki göstererek milli bilincin uyandırılmasını amaçlamıştır. Bir sonraki durağı Amasya olacak Mustafa Kemal, 18 gün boyunca Havza'da Milli Mücadele için önemli adımlar hareketlilikten haberdar olan İngilizlerin yaptığı baskı ile Atatürk, Dokuzuncu Ordu Müfettişliği görevinden alınır. İlk adımları teker teker atarak yoluna devam eden Atatürk, Havzalılara sivil olarak veda 24 Eylül 1924'te Havza'ya ikinci gelişinde, Havzalılara şöyle seslenecektir "Sizinle en elemli, en yeisli günlerde tanıştım. Aranızda günlerce kaldım. Bana mazinin hatırasını tekrarlatan şu daire içinde kıymetkar mesai ve muavenetinizden pek müstefit oldum. Eğer Havzalıların o samimi ve metin hüsnükabulleri olmasa ve eğer Havza'nın nafi şifalı kaplıcaları ahval-i sıhhiyem üzerinde müspet bir tesir bırakmasaydı, emin olunuz ki, inkılap için çalışamayacaktım. Bundan dolayıdır ki Havza ve Havzalılara çok şey borçluyum. Kalbi rabıtam ebediyen saklayacak ve sizi hiç unutmayacağım. İlk cüreti, ilk cesareti gösteren sizlersiniz. İnkılap ve Cumhuriyet tarihinde kahraman Havza'nın ve Havzalıların büyük bir yeri vardır." Mustafa Kemal'in Samsun'a çıkışı ve Kurtuluş Mücadelesi'ni başlatışı, Cumhuriyet'in ilanından sonra 1938 tarihine kadar ''Gazi Günü'' adıyla Samsun'da yerel olarak sonra ise Atatürk'ün Milli Mücadele'yi başlatmak üzere 19 Mayıs 1919'da Samsun'a ayak basması, 20 Haziran 1938'de çıkarılan bir kanunla milli bayram olarak kabul Mücadele'nin ve Mustafa Kemal'in Samsun'daki izleriMilli Mücadele'yi başlatan kişileri Anadolu'ya taşıyan Bandırma Vapuru'nun orijinal planları kullanılarak inşa edilen birebir kopyası, Samsun sahilinde müze gemi olarak ziyarete açık Park'ta düzenlenen alanda ziyarete açılan müze gemi Bandırma Vapuru, özellikle 19 Mayıs Atatürk'ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla kente gelen ziyaretçilerden büyük ilgi yıl koronavirüs salgını nedeni ile müze gemi ilk kez 19 Mayıs'ta ziyarete kapalı Atatürk'ün ilk adımı attığı nokta, artık dolgu sahası. Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından önceki yıllarda dolgu sahasına "Kurtuluş Yolu" yapılarak, Tütün İskelesi yeniden inşa edildi. Tütün İskelesi'nde ilk adımı temsilen Atatürk ve silah arkadaşlarının ve onları karşılayanların bal mumu heykelleri yer İskelesi'nden başlayan "Kurtuluş Yolu" ise Atatürk'ün Havza'ya geçiş güzergahını takip ediyor. Atatürk'ün Samsun'a gelişinde kaldığı Mantika Palas, uzun yıllar ''Mıntıka Palas'' olarak adlandırıldı ve bugün Atatürk'ün eşyalarının sergilendiği Gazi Müzesi olarak o güne ait izleri canlı Kemal Paşa'nın Havza ilçesinde 25 Mayıs-13 Haziran 1919 tarihlerinde karargah olarak kullandığı ve Milli Mücadele'nin ilk karargahı sayılan ev ise günümüzde "Havza Atatürk Evi" olarak tarihin izlerini yansıtıyor. Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi HAS üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.

milli mücadeleyi örgütlemek için mustafa kemal neler yapmıştır